Etki; tesir; efekt, adverse effect İlâcın, normalde görülmemesi gereken zararlı etkisi; ilâcın beklenmeyen ters etkisi; ters etki. cumulative effect Devamlı alman ilâcın vücutta birikimi sonucu aniden gelişen toksik etki; birikim etkisi. Doppler effect Hareketli bir oluşuma gönderilen sabit frekansta ses, ışık ya da radyo dalgalarının frekansında, yansırken değişme olması;hareketsiz bir cisme çarpan ses, ışık ya da radyo dalgalarının aynı frekansı koruyarak yansımalarına karşın, hareketli cisme çarpan söz konusu dalgaların frekansı yükselmiş olarak geri dönmesi; Doppler ilkesi; Doppler etkisi, hypoglycemic effect İnsülin’in yağ ve kas hücrelerinin şekere karşı geçirgenliğini artırarakkandaki şeker seviyesini düşürücü etkisi; hipoglisemik etki. placebo effect Gereksiz ilâç alma isteği gösteren kişide, ilâç yerine herhangi bir etkisiz madde (placebo) verilişinden sonra gelişen, hastanın ilâçtan beklentisini doyuma yönelik psikolojik etki; plasebo etkisi, side effect Bir ilâcın istenilen etkisi yanında, gösterdiği zararlı etki; ilâcın, tedavi etkisi yanında hastada bazı şikâyetlere sebep olan etkisi; yan etki.

0 comments
Add your comment