Nefrit bir veya her iki böbreğin her türlü iltihabını tanımlayan için genel bir terimdir ve akut veya kronik olabilir. Böbreğin ana dokusu olan glamerülleri (glamerülonefrit) ve pelvisi (piyelonefrit) veya böbrek içindeki boşlukları da (interstisyel nefrit) kapsayabilir.
Glomerülonefrit
Glomerülonefrit, idrarı oluşturmak için kandan atık maddeleri süzen böbrekteki minik kan damarı kümeleri olan glomerüllerin iltihabıdır. Hasarlı glomerüllerin bu atıkları süzememesi ciddi böbrek komplikasyonlarına yol açabilir. Hastalık, vücudun bağışıklık sistemindeki belli sorunlar sebebiyle olabilir ama çoğu vakanın kesin sebebi bilinmez. Hastalığın iki çeşidi vardır; akut ve kronik.
Akut (ani) glomerülonefrit bazen streptokok enfeksiyonu sebebiyle olan bir boğaz ağrısını takiben ortaya çıkar ve çocuklarda büyüklerden daha sık görülür. Enfeksiyonun başlangıcından birkaç hafta sonra etkilenen kişide duman rengi veya kırmızı idrar, şişkin gözler ve bilekler, genel bir hastalık hissi, uyuşukluk, bulantı veya kusma ve baş ağrısı başlar. Böbrek fonksiyonu için yapılan kan testleri kanda biyokimyasal anormallikler ortaya çıkarır, idrarda kan ve protein bulunur. Hafif vakalar, yatak istirahatı, tuz ve sıvı alımını sınırlayarak tedavi edilebilir. Bazen ve özellikle de yetişkinlerde, böbrek iyileşene kadar böbrek diyalizi gerekir.
Kronik glomerülonefrit yavaş gelişir ve böbrekler iflas edene kadar, ki bu da 20-30 yıl alabilir, tespit edilemeyebilir. Belirtiler yavaş yavaş geliştiği için hastalık başka bir sorun için yapılan tıbbi muayenede bulunamayabilir. Veya yüksek tansiyonun açıklanamayan sebebi olarak ortaya çıkarılabilir. Diğer vakalarda idrarda kan veya açıklanamayan kilo kaybı, bulantı, kusma, genel bir hastalık hissi, bitkinlik, baş ağrısı, kaslarda kramplar, felçler, derideki pigmentasyonda artma, çürükler, bilinç bulanıklığı ve bilinç kaybı belirtileri vardır. Odem ve fazla sıvı yüklenmesi gibi kronik böbrek yetmezliği belirtileri olabilir. Tanı, böbrek işlevinin azaldığını gösteren kan testleri ve idrarda kan ve proteinleri gösteren bir idrar testi ile doğrulanabilir. Karın ultrasonu, bilgisayarlı tomografi taraması veya damar içi piyelografi yaralı ve büzülmüş böbrekleri gösterebilir. Bir böbrek biyopsisi glomerüllerin iltihabını ortaya çıkaracaktır.
Bazı glomerülonefrit vakalarında kendiliğinden düzelme görülür. Diğer vakalarda kortikosteroid ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlarla tedavi iyileşmeye sebep olur. Buna karşın birçok vaka tedavi edilemez; bu yüzden hedef, belirtileri mümkün olduğu kadar uzun süre kontrol etmek olmalıdır.
Yüksek kan basıncını kontrol etmek için beslenmede tuz, sıvı ve proteinin kısıtlanması yanında çeşitli antihipertansif (tansiyon düşürücü) ilaçlar kullanılabilir. Son safhalarda düzenli böbrek diyalizi veya böbrek nakli gerekebilir.
Goodpasture sendromu
Goodpasture sendromu çok hızlı ilerleyen ve böbrekte ilerleyici fonksiyon kaybına neden olan bir çeşit böbrek iltihabıdır. Aynı zamanda akciğerlerin alveolleri de etkilenerek kanlı balgamlı bir öksürüğe neden olur. Bu, vücudun kendi yapılarına kendisinin saldırdığı otoimmün bir hastalıktır; bazı vakalarda viral bir hastalık veya uçucu madde koklama ya da benzin solumayla tetiklenir. Hastalık etkeni materyal vücudun bağışıklık sisteminde böbreklerin glomerülleri ve akciğer dokusunda birikerek onlara zarar veren antikorların üretimine neden olur. Nadir görülen bir hastalıktır, en sık 16-60 yaş arası erkeklerde 20 yaş civarında görülür. Yakın zamanda geçirilen bir viral solunum yolu enfeksiyonundan sonra gelişebilir ve sigaranın hastalık gelişmesi riskini arttırdığı bilinmektedir.
Belirtiler idrarda kan, zayıf idrar çıkışı, kanlı balgamlı öksürük, efor sonrasında nefes alma güçlüğü ile güçsüzlük ve kilo kaybıdır. Böbreğin işleyişi bozuldukça ödem ve fazla sıvı yüklemesi gibi böbrek yetmezliğini işaret eden belirtiler olabilir.
Bir kan testi, böbrek ve akciğer dokusuna karşı olan antikorları gösterebilir. Akciğer ve böbrek biyopsileri, akciğer ve böbrek dokularındaki birikimleri açığa çıkacaktır. Tedavisi kortikosteroidler, elektroforez diyalizi (antikor içeren kan plazmasının, antikor içermeyen plazma ile değiştirildiği bir işlem) ve böbrek nakli ile olur. Hastalığın gidişatı değişkendir ama eğer durum erken tanınır ve tedavi edilirse daha iyi bir sonuç alınabilir.
Piyelonefrit
Piyelonefrit, böbrek ve böbreğin idrarı toplayan ana bölümünün enfeksiyonudur. Akut (ani başlayan) piyelonefrit genellikle bir idrar torbası enfeksiyonunun (sistit) akıntıyla yayılmasının sonucudur. Öncesinde böbrek veya idrar torbası taşı gibi bir idrar yolu hastalığı varsa daha sık görülür. Ağrının alt arka kısımda ani başlaması ile karakterize edilir, daha seyrek olarak da titremeler, bulantı ve kusma, ağrılı ve sık idrar görülür. Çocuklarda belirtiler daha hafif ve daha az belirgindir.
İdrar testi idrarda beyaz kan hücreleri ve bakterileri gösterirken, idrar kültürü de enfeksiyona sebep olan belirli bir bakteriyi (en sık olarak E.coli) ve aynı zamanda antibiyotiğe olan duyarlılığı ortaya koyar. Akut piyelonefrit, hastanede yapılan damar içi antibiyotik tedavisine genelde cevap verir. Enfeksiyon genelde 10-14 gün içinde temizlenir.
Kronik piyelonefrit, böbrek dokusunun tekrarlayan veya tedavi edilmeyen bakterilere bağlı enfeksiyon tarafından harap edilmesinden kaynaklanır. Sıklıkla buna eşlik eden ve enfeksiyonun tekrarlamasına sebep olan bir idrar yolu anormalliği vardır. Tedavisi anormalliğin cerrahi olarak düzeltilmesi ve uzun süreli antibiyotik tedavisidir. Sonunda diyaliz veya organ naklini gerektirebilecek böbrek yetmezliği oluşabilir.
Piyelit
Piyelit böbreğin idrarı toplayan ana bölümünün iltihabıdır. En sık olarak kan veya idrar torbası yolu ile böbreğe ulaşan bakteriler sebep olur.
Piyelit çocuklar arasında daha yaygındır. Kolaylıkla tedavi edilir ama piyelonefrit olarak bilinen daha ciddi bir böbrek enfeksiyonuna yol açmaması için dikkat edilmesi gerekir.
Intersitisyel nefrit
İntersitisyel nefrit, böbrek borucukları arasındaki boşlukların ve bazen de borucukların kendisinin iltihabıdır. Genellikle ağrıkesiciler veya antibiyotikler gibi belirli ilaçların yan etkisi olarak meydana gelen geçici ve geri dönüşümlü bir durumdur. Intersitisyel nefrit, böbreğin işleyişini değişik derecelerde engeller; eğer şiddetli ise geçici olarak diyaliz gerekebilir. Kortikosteroidler ve iltihap giderici ilaçlar bazı vakalarda yarar sağlayabilir.
Daha seyrek olarak ve genelde yaşlılarda kronik ve ilerleyici olabilir. Bu durum sonunda, uzun vadeli diyaliz veya böbrek nakli gerekebilir.

0 comments
Add your comment