Atopik dermatit olarak da bilinen egzema, daha çok bebeklikte 1 ay ve 1 yaş arasında başlayan kronik (uzun vadeli) alerjik bir deri hastalığıdır. Çoğu bebek, iki veya üç yaş civarında bunu yense de ileriki bir yaşta yeniden alevlenmesi mümkündür. Yetişkinlerde kronik ve tekrarlayan bir durumdur.
Durum eller, kafa derisi, yüz, boyun arkası veya dirsek ve dizlerdeki deri katlarının iltihaplanmasına yol açan, alerjiye benzer bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur, iltihaplanma deride kaşıntı ve pullanmaya yol açar. Kronik tahriş ve kaşıma derinin kalınlaşmasına ve kayış dokusu durumunu almasına neden olabilir. Sızıntı ve kabuklanmalı su toplaması olabilir ve kaşıma nedeniyle deri ikincil olarak iltihaplanabilir.
Egzema bilinen hiçbir neden olmaksızın oluşabileceği gibi gıdalar (yumurta, buğday, süt veya deniz mahsûlleri gibi), yünlü giysiler, cilt losyonları ve merhemler, sabunlar, deterjanlar, temizleyiciler, bitkiler, ayakkabı derisinde kullanılan renklendirici maddeler, boyalar, kremler, nem, aşırı sıcak, ev tozu, köpek veya kedi tüyü, sigara dumanı ve stres gibi pek çok şeye karşı alerjik reaksiyon olarak gelişebilir. (Yabancı bir etkene tepkime olarak gelişen bu deri hastalığı kontak dermatit olarak da anılır -tıbbi danışman notu).
Genellikle ailede astım, saman nezlesi, egzema, sedef ve diğer alerji bağlantılı hastalık öyküsü vardır.
Egzema tedavisinde ilk adım reaksiyona neden olan şeyin tespit edilmesi ve mümkünse yok edilmesi ya da bundan kaçınılmasıdır. Daha sonra cilde gerekli bakım yapılmalıdır.
Kuru cilt, durumu daha da kötüleştirir, dolayısıyla cildi sağlıklı tutmak için banyo sıklığını haftada bir ya da iki kez ılık su banyosu olacak şekilde azaltmak ve az miktarda yumuşak sabun kullanmak (veya daha da iyisi hiç sabun kullanmamak) gerekir. Banyo yağları ve kullanılan sabunda uygun bir değişiklik yapılması sıklıkla önerilir. Etkilenen bölgelere günde en az iki kez ve banyodan sonra nemlendirici losyon uygulanması cildi nemli tutar ve diğer tahriş edicilerden korur.
Bunlar durumu iyileştirmezse doktor hafif bir kortizonlu krem veya merhem verebilir; örneğin yüzde bir oranında hidrokortizon kremi. Ayrıca doktor kaşıntıyı azaltmak amacıyla alerji gidericiler de verebilir. Tırnaklar kısa tutulur ve geceleri kaşımayı en aza indirmek için yumuşak eldivenler giyilir. Bazen güneş ışığına maruz kalınması tahrişin iyileşmesine yardımcı olur.
Kronik olarak kalınlaşmış deri bölgeleri, petrol bileşikleri içeren losyon ya da kremler veya orta ile yüksek oranlı stereoid içeren kremlerle tedavi edilebilir. Aşırı ağır vakalarda ağız yoluyla kortizon alınması gerekebilir. Enfeksiyorılu bölgeler için antibiyotikler verilebilir. Bu önlemler genellikle hastalığın kontrol altına alınmasını sağlar.
Egzema belirtilerini yatıştırmaya yardımcı olmaya yönelik birtakım alternatif tedavi yöntemleri mevcuttur. Ayurveda ve geleneksel Çin Tıbbı, bitkiler ve değişik diyetler tavsiye eder. Duygusal veya stresle ilgili etmenlerin varlığı durumunda halinde psikolojik danışma, hipnoterapi veya psikoterapiden faydalanılabilir. Herbalizm, lenfatik sistemi temizlemek ve canlandırmak amacıyla dulavratotu, ısırgan otu ve kırmızı yonca; zararlı maddelerden arınma sürecine yardımcı olmak amacıyla kara hindiba çiçeği gibi karaciğer tonikleri tavsiye eder. Homeopati, egzemayı yapısal bir hastalık olarak görür ve hastanın genel yapısıyla eşleşen ve bireysel belirtileri gidermeyi amaçlayan çözümler önerir. Naturopati, keten tohumu yağı, çinko ve çeşitli vitaminleri tavsiye eder. Hastalara günlük besinlerinden alerjenler, katkı maddeleri ve renk verici maddeleri çıkarmaları ve denetimli bir diyet (çocuklara değil) önerilir. Yulaf unu veya ingiliz tuzu banyoları da belirtileri hafifletmeye yönelik evde uygulanabilecek geleneksel tedavileridir. Refleksoloji, egzemayı deri ve karaciğer bölgelerine masaj yaparak ve hastanın rahatlamasına yardımcı olarak tedavi eder.

0 comments
Add your comment