DİSLEKSİ

Disleksi, okumanın öğrenilmesini güçleştiren bir bozukluktur. Normal zekaya sahip olmaları ve tatmin edici bir eğitim almalarına karşın hem çocukları hem de yetişkinleri etkileyebilir. Aslında çeşitli bozuklukları tanımlayan bir terim olan disleksi sözcüğü okuma, yazma ve hecelemeyle ilgili bütün sorun türleri için kullanılır. Disleksinin uluslararası düzeyde kabul edilmiş bir tanımı olmadığı için, bazı eğitimcilerle psikologlar, bu terimi kullanmaz. Günümüzde genel olarak anlaşıldığı üzere disleksi, anahtar niteliğe sahip bir özelliğe işaret eder: okuma becerisinin etkili bir biçimde kazanılmasında güçlük çekmek.
Eskiden disleksinin görme bozukluğuna bağlı bir durum olduğu sanılırdı; oysa günümüzde disleksiye anormal beyin işlevlerinin yol açtığı saptanmıştır. Disleksinin kanıtlanmış herhangi bir genetik temeli bulunamamıştır, ancak disleksiden etkilenmiş çok sayıda üyesi bulunan ailelerde yapılan araştırmalar, bu bozukluğun kalıtsal olabileceğini ileri sürer. Zihinsel yeterlilik düzeyinin disleksiyle herhangi bir ilişkisi yoktur; disleksi hastaları, sözcüklere dayanmayan zeka testlerinde genellikle ortalamanın üzerinde bir sonuca ulaşır. İnsana özgü konuşma becerisinden farklı olarak okuma, öğrenilen bir beceridir.
Görme bozukluğu olmayan çocuklar, aşama aşama okuma öncesi becerilerini (karakterler dizisini izleme becerisi, kelime haznesi geliştirme, seslerin ayırt edilmesi ve seslerin harflerle temsil edilebileceğinin anlaşılması) edindikten sonra okumayı öğrenir.
Disleksi hastası çocuklar, seslerin harflerle temsil edilebileceği anlayışını geliştiremez. Bu çocuklar, konuşmayı sözcükleri oluşturmak için kullanılan ses bileşenlerine (sesbirim) ayıramaz. Örneğin top sözcüğü, üç sesin bileşiminden oluşur. Yazılı sözcüğü tanımadan önce bu bileşimi anlamak ve tek tek t, o ve p harflerini temsil ettikleri seslerle birleştirmek gerekir. Beyin, tek tek sesleri duyamadığında seslerle harfler arasındaki bağlantıyı kuramaz ve okuma becerisi, düzgün bir biçimde gelişmez.
Bir çocuğun okuma becerisi, çocuğun zeka seviyesiyle uyuşmadığında disleksiden şüphelenilebilir; disleksinin ana işareti, sesbirimlerin ayırt edilememesidir. Her beş çocuktan birinde bu durum, yetişkinlikte de devam edecek oranda şiddetlidir; şiddetli düzeydeki disleksi, zamanla ya da eğitimle düzeltilemeyebilir ve kişinin akademik standartlar bakımından gittikçe geride kalmasına neden olur.

Tanı
Disleksi tanısı doğrulanmadan önce işitme ya da görme bozukluğu, duygusal bozukluklar, çevre ya da aileye bağlı sorunlar ve yetersiz eğitim gibi okuma gelişiminin gecikmesine neden olan diğer sorunların olup olmadığı araştırılmalıdır. Disleksi, aslında zihinsel olarak yeterli ve hatta ortalamanın üzerinde bir zeka seviyesine sahip çocuklarda okuma ve yazma gelişimini etkiler.
Disleksinin önceleri kızlara oranla erkeklerde daha fazla görülmesine karşın son zamanlarda yapılan araştırmalar, her iki cinsin disleksiden eşit oranda etkilendiğini; ancak kızlarda disleksinin kolayca teşhis edilemediğini ortaya çıkarmıştır.

Tedavi
Disleksi için her zaman tedavi olanağı aranmalıdır. Disleksi tedavisi genellikle sözcük tanıma, söyleyiş ve okuma becerilerinin geliştirilmesine geçmeden önce ses birimlerinin farkına varılmasını sağlayan özel bir uygulama şeklindedir. Erken teşhis ve özel uygulamalarla, rahatsızlıktan en çok etkilenen çocuktaki okuma becerisinde bile gözle görülür gelişme gözlenebilir. Yardım alınmadığında sorunlar, çözülemeyecek kadar güçleşerek kişinin akademik başarıları, yetişkinlik yaşamı ve geleceği üzerinde yıkıcı etkilere yol açabilir. Uzman yardımı, zaman geçtikçe çözülmesi daha da zorlaşacak sorunların en aza indirilmesi şansı olarak değerlendirilmelidir.

Disleksi hastası ünlü kişiler arasında aktör Tom Cruise ve 1996 Olimpiyat şampiyonu dekatlon atleti Dan O:Brien bulunur.


0 comments

Add your comment

Nickname:
E-mail:
Website:
Comment:

Contacts and information

Social networks

Most popular categories

Kadın
© 2011 Mutlukal forum forum All rights reserved.
Plugin from the creators of Brindes Personalizados :: More at Plulz Wordpress Plugins