MENOPOZ

Menopoz, aslında “reglin sona ermesi” anlamına gelir. Menopoz, yumurtalık işlevinin ve hormonal üretimin sona ermesi ve bedenin kendini buna alıştırması durumunda bir kadının vücudunda meydana gelen değişiklikleri doğru olarak tanımlamaz. Klimakterik, daha doğru bir terimdir; çünkü tıpkı ergenliğin ilk regl kanamasından sonraki dönemini betimlediği gibi, regl kanamalarından sonraki dönemi de tanımlar.
Birkaç yıl sürebilen klimakterik dönemde kadının bedeni üç evreden geçer. Menapoz öncesi, regl kanamalarının kesilmesinden önceki dönemdir; bu terim, bir kadının en doğurgan olduğu yıllar için kullanılsa da yaygın olarak regl dönemlerinin düzensiz ve ağır geçtiği yılları tanımlar. Bir sonraki evre olan perimenopoz, menopozdan önceki ve sonraki yıllar için kullanılır; bu evrede kadın, ateş basması, depresyon ve cinsel ilişkiye duyulan ilginin azalması gibi menopozla ilgili belirtilerin bazılarını yaşayabilir. Menopoz, genellikle son regl kanamasının ardından başlar; bu durum genellikle regl kanaması olmadan geçen 12 aydan sonra belirlenebilir. Menopoz sonrası evreyse, kadının yaşamının sonuna kader devam eder.
Yumurtalıkların salgıladığı üç önemli hormon vardır: östrojen, progesteron ve relaksin. Kadın, menopoza girdikten sonra yumurtalıklar östrojen ve progesteron üretimini keser; ancak bazı şişman kadınlarda yağ dokuları östrojen salgılamaya devam ederek belirtilerin bazılarını azaltır. Östrojen hormonu, beden dokularının sağlıklı kalması için gereklidir; uzun süreli östrojen hormonu eksikliği, inme, kamburluk, şiddetli ağrı, genital yıpranma ve kemik erimesine bağlı kırıklara (genellikle kalça kırığı) yol açabilir.

Fiziksel etkiler
Bir kadın, menopoza girmeden önce aşağıda sıralanan semptomların bazılarını ya da tamamını yaşayabilir: Ateş basması, gece terlemesi, çarpıntı ve uyku sorunları (kan damarlarının normal çalışma düzenindeki değişikliklerden kaynaklanır), ruhsal gerginlik ve çöküntü durumu, vajinal kuruluk, cinsel ilişkiye karşı ilgilinin azalması ya da yok olması.
Klimakteriğe eşlik eden birçok fizyolojik değişiklik vardır. Kadınların büyük bir kısmı, bu değişikliklerin çoğunun farkına varmaz:
• Boşaltım-üreme dokusunda değişiklikler: Dokulara gönderilen kan miktarındaki azalma, bir alkalin ortamına yol açar; bu, enfeksiyon ve kaşıntı olasılığını artır.
• Üreme organlarında değişiklikler: Kadının doğurganlık yıllarında yumurta üreten yumurtalıklar, yumurta üretimini keser; progesteron hormonu yumurta folikülü tarafından üretildiğinden, bu hormonun salgılanması da sona erer. Yumurtalığın stroma adı verilen iç kısmı, hormon üretmeye devam eder; bu hormonların en önemlileri; androstenedion ve testosteron (erkeklik hormonları). Androstenedion, estron hormonuna dönüşür ve leğen bölgesi organları, vajina, deri ve saçların sağlıklı kalmasında önemli bir yere sahiptir. Bir erkeklik hormonu olan testosteron, enerji düzeyi açısından önemlidir; bununla birlikte bu hormon, kalp krizi riskini de artırır.
• Mesane denetiminde azalma: Leğen zemini kasları, esnekliklerini ve güçlerini yitirir. Bu durum, kişinin kendini denetlemesiyle ilgili sorunlara yol açar; leğen zemini egzersizleri yapılarak kaslar güçlendirilebilir.
• Regl döngüsünde değişiklikler: Son regl döneminden önceki birkaç yıl içinde regl kanamaları, fazlalaşabilir, azalabilir ya da düzensizleşebilir. Bu, kadının hipofiz bezlerindeki değişimlerin yol açtığı bir gelişmedir.

• Kuru cilt, kırışıklıklara daha çok eğilimlidir. Bu dönemde cilt, esnekliğinin büyük bir kısmını yitirir; kolajen düzeyindeki düşüş nedeniyle kırışıklıklar oluşur. Melanin üreterek, cilde bronz görünüş kazandıran melanosit hücrelerinin (derinin renk verici hücreleri) kaybolması sonucu cilt, güneş ışığına karşı daha duyarlı hale gelir.
• Saç uzamasında değişiklikler: Baş derisi üzerindeki saç, hacmini ve kalınlığını yitirip incelir. Hormonlara bağlı saç dökülmesi, 40′lı yaşlarda görülür ve bilinen herhangi bir tedavisi yoktur. Kellikle herhangi bir benzerliği yoktur. Diğer taraftan vücut tüyleri, hormonal değişikliklere bağlı olarak kalınlaşabilir ve renkleri koyulaşabilir. Bu durum, yüz, kollar ve bacaklarda erkeklerinkine benzer tüyler çıkmasına neden olabilir; östrojen hormonu terapisi, bunu engeller.

Kemik erimesi (osteoporoz): Bu hastalık, iskeletteki kemik kalsiyumu miktarının azalarak kemiklerin incelmesine, gözenekli bir hal almasına ve kırılmaya meyilli olmasına neden olur. Yetersiz östrojen hormonu düzeyi kalsiyum kaybına neden olduğu için kemik erimesi, menopozdan sonra görülür. Hormon yenileme terapisi kemiklerin yıpranmasını engeller. Kas gücü ve devingenliğinin yitimi: Zayıf kaslar, koordinasyon eksikliğine neden olur. Hareketsizlik ve östrojen-progesteron hormonu düzeylerindeki düşüşle birlikte bu durum, kendine özgü sorunlarla hastalıkları beraberinde getiren hareketsiz bir yaşam biçimine neden olur. Kalp krizi riskinde artış: Menopoza giren kadında, yumurtalıklar artık östrojen hormonu üretmediği için kalp ve damar hastalıkları riski artar. Hormon yenileme terapisi, bu riski azaltır. • Memeler yassılaşır ve diriliklerini yitirir. Hormon yenileme terapisi, memelerin yassılaşmasını önler. Bununla birlikte bu terapi, meme kanseri riskini beraberinde getirir; terapi görmek isteyen kadının, bir uzmanla risk etkenlerini tartışması gerekir.

Diğer etkiler
Menopoz, bir kadında birçok farklı tepkiye yol açabilir. Yukarıda belirtilen belirtilerin bir kısmıyla erkeklik hormonlarındaki düşüş, cinsel ilişkiye duyulan ılgının azalmasından sorumlu olabilir. Bazı kadınlarda erkeklik hormonu yenileme terapisi, yararlı olabilir. Bununla birlikte bir kadın, sağlıklı yaşam tarzını sürdürür ve yaşadığı belirtiler için yardım alırsa menopozu yaşama yeni bir başlangıç olarak görebilir; menopoz, artık doğum kontrol yöntemlerine gereksinim duyulmadığı için daha özgür bir cinsel yaşam sağlar.
Araştırmacılar, daha önce cinsel yaşamından zevk alan kadınların, menopozdan sonra da zevk almaya devam ettiğini keşfetmiştir.
Bazı kültürlerde menopoz, kadında yeni bir güç ve prestij olarak algılanırken diğerleri, menopozu kadınlığın ve cinselliğin azalması olarak kabul eder. Beklentilerinin farkında olan ve vücudunda meydana gelen değişiklikleri ayırt eden bir kadın, menopozun her kadının yaşamının doğal bir evresi olduğu kolayca kabul edebilir.
Klimakterik dönem yaşamın doğal bir evresidir ve bu evreye eşlik eden hormon yetersizliği, kimi zaman tıbbi tedavi gerektirirken kimi zaman da gerektirmez.

Alternatif terapiler
Menopoz sırasında yararlı olabilen çok sayıda alternatif terapi vardır. Aromaterapi masajı kuru cilt, gerginlik ve uykusuzluk gibi semptomları hafifletebilir. Aromaterapistler, menopoz semptomları için rezene, servi ve adaçayı yağlarını önerir. Bitkibilim, karaciğer işlevlerini desteklemek için karahindiba ve devedikeni, östrojen ve progesteron hormonu açısından zengin bitkiler (kırmızı yonca, yabani patates, adaçayı, hayıt, dong quai), ve yatıştırıcı etkiye sahip bitkiler (passiflora, takke otu, papatya) kullanır. Vajinal kuruluk için portakal nergisi de denilen aynısafa (calendula) merhemi önerilir. Naturopati, kalsiyum ve bitkisel kökenli östrojen hormonu (genellikle soya ürünlerinde bulunur) açısından zengin gıdalardan oluşan bir diyet önerir. Kafein, alkol ve sigaranın yanı sıra, vücutta kalsiyumla birleşen oksalik asit içeren gıda maddelerinden (ıspanak ve ravent gibi) kaçınmak gerekir. Kemik kaybını engellemek için düzenli egzersiz yapılmalıdır. B, C ve E vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, keten tohumu yağı ve balık yağı da yararlı olabilir. Çeşitli çiçek özleri ve ilaçları, duygusal sorunların çözülmesinde etkilidir. Geleneksel Çin Tıbbı, enerji ve hormon dengesizliklerini düzeltmek için akupunkturla Çin bitki tedavilerini kullanır.


0 comments

Add your comment

Nickname:
E-mail:
Website:
Comment:

Contacts and information

Social networks

Most popular categories

Kadın
© 2011 Mutlukal forum forum All rights reserved.
Plugin from the creators of Brindes Personalizados :: More at Plulz Wordpress Plugins