ALEKSANDER TEKNİĞİ

Bu tekniği bulan kişi, Avustralya doğumlu oyuncu Frederick Matthias Aleksander’dır (1869-1955). Bu tekniği, gösterilen sırasında sesini giderek kaybettiğini fark ettikten sonra geliştirmiştir. Tıbbi tedaviden hiçbir yarar görmeyen Aleksander, dikkatli bir biçimde yerleştirdiği aynaların önünde konuşarak kendi kendine çalışmaya başladı ve başını geriye doğru itme alışkanlığında olduğunu, bunun da gırtlak çevresindeki alanı kastığını fark etti. Bunun, sorununun nedeni olduğuna inandı ve başını dikey olarak kaldırarak boynunun serbest kalmasını sağlamak için kendini titizlikle eğitti. Bu çalışmanın sonucunda, sesindeki sorunun kaybolduğunu, ayrıca kendini daha sağlıklı ve özgüveni artmış hissettiğini fark etti.
Bu deneyim Aleksander’a, vücut duruşlarına ilişkin yaşam boyu sürecek bir çalışma yapmak ve bu tekniği özellikle, baş, boyun ve gövde arasındaki ilişkiler üzerinde yoğunlaşarak kas sistemine uyarlama fikrini verdi.
Aleksander, 1904 yılında kendi tekniğini öğretmek üzere ingiltere’ye, sonra da ABD’ye gitti ve bu tekniği oyuncular, yazarlar ve eğitimciler arasında büyük ilgi gördü. Ünlü kitabı Use of Selj 1932!de yayımlandı. Günümüzde, Aleksander tekniğinin sağlık üzerinde olumlu etkileri olduğu, özellikle de sırt ağrısı, kaslarda zorlanmadan kaynaklanan incinmeler, solunum sorunları, yüksek tansiyon ve stresin yol açtığı hastalıklarda yararlı olduğu öne sürülmektedir.
Tekniğin öğrenilmesi
Aleksander, yetişkin birçok kişinin, ayakta durmanın, oturmanın, yürümenin, nesneleri kaldırmanın ve soluk almanın doğru yollarını öğrenmesi gerektiğine inanıyordu. Onun tekniği, vücudun daha etkili işlev görmesi için yeniden düzenlemesini sağlayan duruş düzeltici egzersizler ve dengeden oluşuyordu.
Aleksander’ın ilkesi “başın ileride ve yukarıda olması, belkemiğinin de daha geniş ve uzun olabilmesi için boynun serbest bırakılması” idi. Başın ve gövdenin üst kısmının bu durumda olması “birincil denetim” olarak bilmiyordu. Birincil denetimi yeniden ele almanın yolu ise, başın üst kısmında, yerçekimine karşı sizi gökyüzüne doğru çeken bir ip olduğunu düşünmektir.
Aleksander tekniği, bedene ilişkin farkındalık üzerinde durarak, bedenin alışkanlıkla verdiği tepkileri gözlemlemeyi ve onları “unutmayı” öğretmektedir. Bu teknik, bir öğretmenden tek başına ya da sınıf ortamında öğrenilebilir. Öğretmenin ilk adımı, kişinin ayakta durma, oturma, yürüme, hareket etme ve nefes alma alışkanlıklarını gözlemektir. Bu noktadan sonra öğretmen, kişinin, bu hareketleri daha doğal bir biçimde yapmanın ne anlama geldiği konusunda deneyim kazanmasına yardımcı olur. Tekniği öğrenmek isteyen kişiden, hareketlerin sonuçları üzerinde değil, anlamları üzerinde yoğunlaşması istenir. Öğretmen dokunarak, otururken, ayakta dururken ya da uzanırken bedenin doğru dengeye gelmesine yardımcı olur.
Bedenin daha eşgüdümlü olmasının yararları görüldükten sonra ise dersler, bedene ilişkin farkındalığı (günlük yaşamda da) daha da artırmaya özendirmekledir. Bu tekniğin kişinin zihnine ve bedenine tam olarak yerleşebilmesi biraz zaman almaktadır, ayrıca değişikliğin desteklenebilmesi için bir süre ders almak gerekmektedir.


Home > Sağlık > Sağlık Ansiklopedisi > Sağlıklı Kalmak > ALEKSANDER TEKNİĞİ

Konu ile alakalı etiketler:

    aleksander teknigi, duruş düzeltici egzersizler, duruş düzeltici, aleksandır teknigi, magnetik durus düzeltici, lazerle ben tedavisi ve fiyatları, duruş düzeltici egzersiz, aleksendır ve ıpl lazer arasındaki fark, aleksandr tekniği, aleksandır ve ıpl arasındaki fark nedir, aleksandır lazer nedir, aleksandır lazer ile ıpl lazer arasındaki fark nedir, aleksandır lazer ile ipl arasındaki fark, aleksandir duruşu, aleksandır duruş, aleksander tekniği nerede öğrenilir, sesini kaybettikten sonra teknik geliştiren oyuncu

Konu Hakkında Görüş Belirtmek İstermisiniz?