Göğüs Kafesi

YEMEK BORUSU YARALANMASI

Tarih 16 Tem 2009 at 2:16am

Yemek borusunun üç bölgesi daha dardır ve yutulan kostik soda veya sülfürik asit gibi yakıcı maddelerin yavaşlayarak büyük zarara neden olabileceği bölgelerdir. Bu daralma bölgeleri yemek borusunun başlangıcı, kalbin hemen üstünde aortun kavisli bölümünün geçtiği kısmı ve diyaframdan geçen kısmıdır. Daha önce de belirtildiği gibi yemek borusu, yutulan güçlü asitler veya sodyum hidroksit gibi yakıcı maddelerle zarar görebilir (koroziv özofajit). Bu maddeler yemek borusunun iç yüzünde kimyasal yanıklara sebep olabilir, bu da yemek borusunun delinmesi ile yemeğin göğüs boşluğuna dökülmesine, yemek borusu ülserlerinden dolayı kanamaya ve yaralanmadan haftalar sonra skar dokusu oluştuğunda daralmaya (özofajiyal darlık) neden olabilir.

ÖZOFAGUS (YEMEK BORUSU)

Tarih 16 Tem 2009 at 2:16am

Yemek borusu besinlerin boğazdan (yutak) mideye taşınmasına yarayan, kastan yapılmış bir borudur. Boyundan ve göğüsten geçerek karna girer, göğüsteki parçası en uzunudur. Yemek borusu mideye giderken diyaframın içinden geçmek zorundadır. Sfınkter denilen halka biçimli kaslarım kullanarak alt ve üst uçlarında büzülebilir veya genişleyebilir. Ust sfınkter yutaktaki yemeği almak için genişler ve yemek kas kasılmaları ile alt sfinktere iletilir, o da yemeğin mideye girmesi için gevşer. Sonra gastrik reflüyü önlemek için kapanır.

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri:

HIÇKIRIK

Tarih 16 Tem 2009 at 2:14am

Hıçkırık diyaframın spazmı andıran, istemsiz ve solunum ritminde kesintiye neden olan kasılmalarıdır. Hızlı yemek gibi bir uyaran diyaframda ani bir spazmı tetiklediğinde olur. Düzensiz ritim ses tellerinin aniden kapanarak karakteristik hıçkırık sesini çıkarmasına neden olur. (daha fazla…)

DİYAFRAM

Tarih 16 Tem 2009 at 2:11am

Diyafram, göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayıran bir kas tabakasıdır. Arkadan vertebral kolona (bel kemiğine), göğsün yanlarında kaburgalara ve göğsün ön tarafında sternuma (göğüs kemiği) tutunur. Diyafram yaşamamız için vazgeçilmez bir organdır; çünkü solunum için kullanılan temel kastır. (daha fazla…)

AKCİĞER HASTALIKLARININ BELİRTİLERİ

Tarih 16 Tem 2009 at 2:09am

Akciğer hastalığının en çok görülen belirtileri öksürük, nefes tıkanıklığı ve hırıltıdır.

Öksürük Öksürük akciğerdeki bir tahrişin veya hastalığın en yaygın belirtilerinden birisidir, neredeyse her akciğer hastalığı öksürüğe sebep olur. Öksürük bronşların (solunum yollarının) iç döşemesinde tahrişe neden olan bir şeyi dışarı atmak için diyaframın kasılması ve keskin bir ekspirasyonu ile sonlanan bir refleks hareketidir. (daha fazla…)

Pulmoner embolizm

Tarih 16 Tem 2009 at 2:07am

Pulmoner embolizm, venöz dolaşımdan gelen ve kalbin sağ tarafından geçerek akciğerlerin bir atardamarına yerleşen ve kan akışını kesen katı veya hücresel bir maddenin pulmoner dolaşımı tıkaması sonucu oluşur. Genellikle alt bacaktaki bir toplardamardan gelen bir kan pıhtısı (derin toplardamar trombozu) neden olur. Daha az sıklıkla emboli, hava, yağ veya kemik iliği olabilir. Amboli sadece akciğerlere giden kan akımını kesmez, bir o kadar önemli olarak kalbin sol tarafına ve oradan da vücudun kalan kısmına kan akışını da bozar. Eğer tıkanma yeterince büyükse kalpten kan çıkışı azalır ve vücut dokuları ölür. (daha fazla…)

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri:

PULMONER DOLAŞIM HASTALIKLARI

Tarih 16 Tem 2009 at 2:05am

Pulmoner hipertansiyon ve pulmoner embolizm pulmoner dolaşımın en sık karşılaşılan ciddi hastalıklarıdır. Pulmoner hipertansiyon akciğerlerdeki kan basıncının anormal derecede yüksek olmasıdır. Sistemik dolaşımdaki yüksek kan basıncı ile ilişkili değildir ve kandaki oksijen seviyelerini etkileyebilir. Olası sebepleri arasında bir hastalığa bağlı olarak akciğerde doku hasarı olması veya akciğerlerdeki kan damarlarının iltihabı sayılabilir. (daha fazla…)

Mezotelyom

Tarih 16 Tem 2009 at 2:04am

Mezotelyom akciğerleri (plevra), karnı (periton) veya kalbi (perikart) saran zarlarda görülen nadir bir kanser türüdür. Genellikle, önceden asbeste maruz kalmış olma sonucu oluşur, ki bu bazen hastalık belirtileri görülmeden yirmi yıl veya daha önce olabilir. Bu belirtiler öksürük, nefes darlığı, kilo kaybı ve göğüs ağrısıdır. Sıklıkla eşlik eden bir plevral efüzyon da vardır (akciğerin plevra kesesinde sıvı). Bir göğüs röntgeni, göğüs bilgisayarlı tomografi taraması ve akciğer biyopsisi tanıyı doğrulayacaktır. Cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi belirtileri kontrol altında tutabilse de hastalık genelde iyileşemez.

Pnömotoraks

Tarih 16 Tem 2009 at 2:04am

Pnömotoraksın kelime anlamı ‘göğüste hava’dır. Akciğerleri sararı akciğer zarı keselerinden birisi veya her ikisine hava girmesi ile meydana gelir. Pnömotoraks kendiliğinden veya göğüs duvarının delinmesine neden olan bir yaralanma sonucu oluşabilir. Travmatik pnömotoraks, göğüs duvarını delen yaralanmalar, patlama ile yaralanmalar ve dalış kazaları sonrasında meydana gelir. (daha fazla…)

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri: ,

Epidemik Plörodini

Tarih 16 Tem 2009 at 2:03am

Aynı zamanda Bornholm hastalığı veya epidemik miyalji olarak da bilinen plörodini, akciğer zarının yani akciğerleri saran dokunun kalıcı bir iltihabıdır, daha çok çocuklarda görülür. Bu duruma B grubu koksaki virüsleri sebep olur. Hasta, alt göğüs bölgesinde şiddetli ağrı (nefes alınca ve öksürünce artan), kas ağrısı, ateş, boğazda yanma ve baş ağrısı duyar. Belirtiler genelde tedavi olmaksızın iki ila dört gün sonra kaybolur fakat tekrarlayabilir. Asetaminofen (parasetamol) ağrı ve ateşi geçirmeye yardımcı olur.

Diğer Haberler

Haber Arşivi

Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829