Hücreler ve Vücut Sistemleri

POLİSİTEMİ

Tarih 04 Tem 2009 at 3:55pm

Kelime anlamı “birçok kan hücresi” olan polisitemi, kandaki hücrelerin sayısının arttığı bir grup kan hastalığıdır. Bu kırmızı hücreleri, beyaz hücreleri ve pıhtılaşma hücrelerini içerebilir. En yaygın ve en önemli şekli kırmızı kan hücrelerindeki artıştır; yüz kızarıklığına ve kanın akışkanlığının azalmasına neden olur. Hastalığa yakalanan kişi başında doluluk ve özellikle beyaz hücrelerden histaminin serbest bırakılmasına neden olan sıcak banyo ve duştan sonra kaşınma hisseder. Kırmızı hücrelerde ve pıhtılaşma hücrelerindeki artış; toplardamarlarda ve atardamarlarda pıhtılaşmanın artmasına neden olur; bu durum da derin toplardamarın tıkanmasına, kalp krizine veya felce yol açar. Tedavi, toplardamardan kan alma yoluyla kanın akıcılığını (viskozitesini) azaltmaktır – dirseğin önündeki geniş toplardamara iğne sokulur. Bazen, kemik…

TROMBOSİTOPENİ

Tarih 04 Tem 2009 at 3:52pm

Trombositopeni, kan dolaşımındaki pıhtılaşma hücrelerinin sayısında görülen azalmadır. Pıhtılaşma hücreleri pıhtılaşma için önemli olduklarından, bu hastalığın başlıca belirtisi, özellikle deride, kanın çürükler ve peteşi denilen, yuvarlak mor-kırmızı noktalar şeklinde küçük kanamalar oluşturduğu anormal kanamadır. Ağız ve burun kanamaları da görülür. (daha fazla…)

LÖSEMİ

Tarih 04 Tem 2009 at 3:43pm

Lösemi, kandaki beyaz hücrelerde oluşan ilerleyen, kötü huylu bir hastalıktır. Hem yetişkinlerde hem de çocuklarda ortaya çıkar ve çocuklardaki en yaygın kötü huylu hastalık türüdür. Hastalık kandaki ve kan üreten organlar olan kemik iliği ve dalaktaki beyaz hücrelerin sayısında artışla tanımlanır. Lösemili beyaz hücreler normal işlevleri olan enfeksiyonla savaşı yerine getirmezler; ancak normal beyaz hücrelerin işlevine karışırlar. Ayrıca kemik iliğinde kırmızı kan hücrelerinin ve pıhtılaşma hücrelerinin gelişimine de karışırlar. Löseminin birçok türü vardır. Ancak şu ölçütlere göre gruplanabilir: süresi (akut veya kronik); hızla çoğalan beyaz hücrenin türü; ve kandaki anormal hücrelerin sayısındaki dalgalanma. (daha fazla…)

YENİDOĞANDA HEMOLİTİK HASTALIK

Tarih 04 Tem 2009 at 3:33pm

Eritroblastoz fetalis olarak da bilinen yenidoğan hemolitik hastalığı, annenin ve bebeğin kan türünde uyumsuzluk olduğunda doğmamış bebekte görülen bir durumdur. Uyumsuzluğun bir sonucu olarak (genellikle Rh kan etmeniyle ilgili) annenin kanında oluşan antikorlar ceninin kırmızı kan hücrelerine saldırır. Kan hücrelerinin uyumsuzluğu genellikle ilk bebeği zarar vermeden bırakır; ancak sonraki gebelikleri etkiler. Eğer anne daha önceki bir kan naklinden antikorlar ürettiyse ilk gebeliği de etkileyebilir. Bebek kansızlıkla (cenin kanının yok edilmesinden dolayı), sarılıkla (çünkü kırmızı kan hücreleri parçalandığında san bir pigment olan bilirubin serbest bırakılır), karaciğer ve dalak genişliği, genel şişlikle (ödem) doğabilir. (daha fazla…)

RHESUS (RH) ETMENİ

Tarih 04 Tem 2009 at 3:30pm

Rhesus (Rh) etmeni, 1940 yılında bir rhesus maymunundan alınan kırmızı kan hücreleriyle bağışık kılınan bir tavşanın kanında üretilen antikorun adıyla anılır. Bu antikorun, bir önceki yıl ölü bebek doğuran bir kadının karımda bulunanla aynı olduğu gösterildi. Bebek, kan uyuşmazlığına bağlı olarak ortaya çıkan ağır hastalık tablosu (hidrops fetalis) veya ciddi kansızlık sonucu genel şişlikle doğmuştu. (daha fazla…)

Hemolitik kansızlık

Tarih 04 Tem 2009 at 3:06pm

Hemolitik kansızlık, kırmızı kan hücrelerinin olgunlaşmadan yok edilmesi anlamına gelen hemolizden kaynaklanır. Hücreler, olağanlıklarını yitirdikleri veya antikorlar kendilerine saldırdığı için yıkıma uğrayabilirler; kemik iliği bunu telafi için gerekli kırmızı kan hücresini uygun zamanda üretemez. Diğer belirtilerle birlikte, sarılık (sarı deri ve gözler, koyu idrar) ve dalak büyümesi (splenomegali) olabilir. (daha fazla…)

Kan hücrelerinin yokluğundan kaynaklı kansızlık

Tarih 04 Tem 2009 at 3:03pm

Kan hücrelerinin yokluğundan kaynaklı kansızlık, kırmızı kan hücrelerindeki kemik iliği üretiminde yaşanan düşüştür. Pıhtılaşma hücresi ve beyaz kan hücrelerinin üretiminde de azalma olur; böylece kansızlık belirtileri kadar hasta anormal kanama ve hastalıklara karşı direnci de azalır. Hastalık çoğunlukla ilaçlardan, özellikle de bağışıklığı baskılayıcı ilaçlardan, kanser ilaçlarından, kloramfenikol veya benzen gibi kimyasallardan kaynaklanabilir. Ayrıca bağışıklık yetersizliği veya şiddetli bir hastalık da neden olabilir. Hasta hastanede izole edilerek hastalıklardan kaçınmalıdır; kan ve kemik iliği nakli yapılabilir.

Öldürücü kansızlık

Tarih 04 Tem 2009 at 2:53pm

Öldürücü kansızlık et, balık ve süt ürünlerinde bulunan B12 vitaminin eksikliğinin bir sonucudur. Asıl olarak ve B12 vitaminin emilimine yardım eden, mide astarının salgıladığı kimyasalın eksikliğinden kaynaklanır. Vücudun kendi yapılarına kendisinin saldırdığı otoimmün hastalık olarak veya mide ameliyatırıdan sonra ortaya çıkabilir. Öldürücü kansızlık tedavi edilemez; ancak düzenli B12 vitamini iğnesiyle belirtileri denetim altında tutulabilir. Tedavi yaşam boyunca sürmelidir.

Demir eksikliği kansızlığı

Tarih 04 Tem 2009 at 2:51pm

Demir eksikliği kansızlığı demirin fazla emiliminden, demir kaybından (çoğunlukla kanamadan dolayı) veya demire aşırı ihtiyaç olmasından kaynaklanır. Emilimde bozukluk ve kötü beslenme, demir emiliminin azalması ve demir eksikliği kansızlığıyla sonuçlanabilir. Prematüre bebekler doğduklarında çoğunlukla depoladıkları demir miktarı azdır. Ağır âdet dönemi kanaması veya kanamalı mide-bağırsak hastalığı (bağırsak kanseri gibi) vücudun demir birikimini tüketebilir. Gebelik veya hızlı gelişme vücuttaki demirin fazla tüketilmesine neden olabilir. Tedavisi, iyi dengelenmiş bir diyetle veya takviyelerle yeterli demir alımını sağlamak ve altında yatan nedeni iyileştirmektir.

KANSIZLIK

Tarih 04 Tem 2009 at 2:46pm

Kansızlık (Anemi), kırmızı kan hücrelerinin dokulara yeterli miktarda oksijen ulaştıramaması durumudur. Kırmızı kan hücrelerinde hemoglobin veya kandaki kırmızı kan hücresi miktarının azalmasından kaynaklanabilir. Kansızlığın belirtileri yorgunluk ve bitkinlik, (özellikle ellerde ve göz kapaklarında) solgunluk, bayılma, nefes darlığı ve hızlı kalp çarpıntısıdır. Kansızlığın teşhisi için, doktor hastadan kan örneği alır ve örnekteki kırmızı kan hücrelerinin sayısını ve hemoglobin yoğunluğunu ölçer. Kandaki normal hemoglobin düzeyi erkekler için 100 mililitrede yaklaşık 14-17 gram, kadınlar içinse 100 mililitrede 12-15 gramdır. (daha fazla…)

Diğer Haberler

Haber Arşivi

Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829