Solar pleksus karnın arkasında, karın aortu üzerinde yoğun bir sinir hücreleri ağıdır. Solar pleksus diyaframın hemen altında karın atardamarı çevresinde konumlandığı için anatomik olarak karın içi sinir ağı adıyla da bilinir. Solar pleksus otonom sinir sisteminin bir parçasıdır ve ondan dallanan sinir lifleri karnın içine tamamen yayılır. Bunlarla beraber solar pleksus böbrekler, dalak, karaciğer ve pankreası kontrol ettiği gibi bağırsak kasılması ve böbreküstübezi gibi hayati vücut fonksiyonlarını da düzenler. Solar pleksus bölgesinden sıklıkla ‘midenin çukuru’ olarak bahsedilir. Solar pleksusa gelen bir darbe şiddetli ağrıya ve solunum güçlüğüne sebep olabilir. Bunun sebebi diyafram, göğüs ve karın kaslarının geçici olarak felcidir. (daha fazla…)
Lösemiler de dalağın büyümesine sebep olabilirler, bu büyüme kronik miyeloid lösemi vakalarında ileri boyutta olabilir. Büyümeye yol açan diğer kan hücresi hastalıkları lösemilerden ayrılmalıdır. Özellikle miyeloproliferatif bir hastalık olan, kemik iliğinin yozlaşması ve kemik iliğinde yeni damar ve ilkel kan hücresi oluşumu görülen miyelofibrozis (agnojenik miyeloid metaplazi de denir) dalağın çok fazla büyümesine sebep olabilir. Bu hastalıkta yetişkin dalağının kan hücreleri oluşturma kapasitesini tekrar kazanırken, gösterdiği muazzam büyüme dolaşımdaki kırmızı kan hücrelerinde belirgin bir düşüşle sonuçlanır.
Lenfatik sistemle olan bağları sebebiyle, dalak lenf düğümlerini etkileyen hastalık çeşitlerinden etkilenebilir. Örneğin, lenf düğümlerinin lenfoma veya tümörleri dalağın büyümesine sebep olabilir. Bu durum, genellikle ağrıya yol açmaz; ama karın muayenesi sırasında tespit edilir. Hekim dalağın büyüdüğünü ultrason çalışması, izotop taraması veya bilgisayarlı tomografi taraması ile doğrulayabilir. Dalak, Hodgkin veya Hodgkin olmayan lenfomalardan etkilenebilir. Splenektomi, yalnız dalağı etkileyen Hodgkin olmayan lenfoma tanısı konduğunda uygulanır.
Enfeksiyonlar özellikle de enfeksiyoz mononükleozise sebep olan Epstein-Barr virüsü, dalağın büyümesine yol açabilir. Bu hastalık genelde dalağın ağrılı büyümesine sebep olur, iyileşme olduğunda ise dalak yavaş yavaş tekrar küçülür.
Hemoliz adı verilen ve kırmızı kan hücrelerinin yıkımının arttığı durumlarda dalak büyür (splenomegali olarak bilinen durum) ve kaburgaların altında hissedilebilir. Hemoliz çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir; kimi kalıtımsaldır, kimi de yetişkinlikte gelişir. Bu durumların bazısı için tedavi splenektomiyi içerebilir.
Hemolizin en yaygın sebebi Anofel sivrisinekleri ile taşınan ve kırmızı kan hücrelerinin bir parazit enfeksiyonu olan sıtmadır. Bu durum, yüksek ateş, titreme, üşüme, kansızlık ve sarılıkla sonuçlanır. Hasarlı hücreler büyümüş ve ağrılı dalak tarafından ortadan kaldırılırlar. Sıtmanın yaygın olduğu ülkelerde tekrarlayan enfeksiyonlara maruz kalan insanlarda dalak sonunda çok büyük hale gelebilir.
Dalağı etkileyerek büyümesine sebep olabilecek birçok sorun vardır. Dalak splenik toplardamardaki artan basınca bağlı olarak genişleyebilir, bu durum, karaciğer sirozunun komplikasyonu olan portal hipertansiyonun sonucudur. Splenomegalinin (dalağın büyümesi) diğer sebepleri arasında romatoit artrit sistemik lupus eritematozus (SLE) gibi otoimmün hastalıklar ile amiloidoz ve Gaucher hastalığı gibi depolama hastalıkları \’ardır. Dalak önemli derecede büyüdüğünde, kan hücrelerinin dalakta yok edilmesi veya birikmesi sebebiyle dolaşımdaki kırmızı kan hücresi sayısında bir azalma olabilir. Bu duruma hipersplenizm denir ve kansızlık, lökopeni, trombositopeni ile sonuçlanabilir.
Dalak karnın sol üst tarafında, divaframın altında konumlanmış, yumruk büyüklüğünde bir organdır. Cenin için kan yapan önemli bir organdır ama yetişkinde yaşamsal bir önemi yoktur. Dalak boyutuna göre orantısız olarak büyük miktarda kan akımı alır ve bunu sinüs denilen kanalları boyunca filtre eder. Kırmızı kan hücreleri sinüsler içindeki dar gözeneklerden geçerken sıkıştırılır ve yaşlı, daha sert olan hücreler burada yok olur. Dalağın ceninin kan hücrelerini oluşturan ve sinüsleri içinden kanı filtre eden parçasına kırmızı pulpa denir. Diğer parçası ise vücudun bağışıklık sisteminin bir parçası olarak çalışır ve beyaz pulpa adını alır. (daha fazla…)
Stitch genellikle fiziksel efor sırasında yaşanan keskin karın ağrısıdır. Karın duvarındaki kaslarda kramplara bağlı olarak sıklıkla vücudun bir yanında kaburgaların altında hissedilir. Bedenen formda olmayan kişilerde stitchin ortaya çıkması daha muhtemeldir. Ağrı, tedavi edilmeden kaybolur ama zarar gören alanı hafifçe ovmak yararlı olabilir. Fiziksel aktiviteye 15 dakika ya da daha fazla ara vermek de tavsiye edilir.
Fıtık, bir doku veya organın anormal bir açıklıktan çıkmasıdır. Fıtık sonradan oluşmuş veya konjenital olabilir ve çoğu fıtık, karında oluşsa da vücudun değişik bölgelerinde ortaya çıkabilir. En sık olarak, örneğin öksürürken veya ağırlık kaldırırken oluşan yüksek basınç karındaki yumuşak dokuyu karın duvarındaki kaslardaki zayıf bir yer içinden diğer tarara ittiğinde oluşur. (daha fazla…)
Fıtıklar karın duvarı ve kasığı etkileyen hastalıkların en sık görülenleridir. Fıtıklar bağırsağın bir kısmı, kasık (ingiunal) kanal bölgesindeki karın duvarındaki zayıf bir yerden basınç altında zorla uyluğun ön tarafına geçtiğinde meydana gelir. Ağrılı ise tıbbi yardım alınmalıdır çünkü bağırsak zarar görebilir. Bu bölgedeki kaslar koptuğunda kasıkta incinme oluşur. Kasık içinde lenf düğümleri (aynı zamanda lenf bezleri olarak da bilinirler), iltihaplanırsa, örneğin bacaktaki enfeksi yonlarda olduğu gibi şişebilir. Tinea cruris (jokey kaşıntısı) özellikle erkeklerde kasıkta oluşan bir mantar enfeksiyonudur.
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Oca | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | ||||