Kasık (inguinal bölge), karnın uyluğun ön tarafı ile birleştiği yerdir. Karın duvarı deri ve yağ ile kaplı üç kas tabakasından meydana gelir. Dış çapraz kas, dış tabakayı oluşturur ve iç çapraz kas, orta tabakayı meydana getirirken karın duvarının iç tabakası tranverse abdominis kası tarafından oluşturulur.
Feokromasitoma böbreküstübezinin medullasını veya ilgili dokuları etkileyen bir tümördür. Epinefrin (adrenalin) ve norepinefrinin (noradrenalin) aşırı üretimine neden olur. Bu tümörler en sık olarak genç ve orta yaşlılarda görülür ve genellikle kötü huylu değildirler. Belirtiler arasında şiddetli baş ağrısı, hızlı kalp atışı ve çarpıntı, terleme, karın ağrısı, sinirlilik, huzursuzluk ve kilo kaybı vardır. Hastalarda kan basıncı genelde yüksektir ve teşhis, kan veya idrardaki yükselmiş hormon seviyelerine dayanır. Tedavisinde hormonları bloke etmek için ilaç kullanılabilir veya tümör cerrahi olarak alınabilir.
Cushing sendromu aşırı veya uzun süreli kortizon kullanıldığında oluşur. Cushing sendromunun belirtileri arasında kilo alma, kaslarda güçsüzlük, yüksek kan basıncı,’ay dede’ yüzü ve yüzde tüylenme vardır. Teşhisi belirtilere, kortizon seviyelerinin arttığını doğrulamak için yapılan kan ve idrar testlerine ve herhangi bir tümör varsa ortaya çıkarmak için yapılan manyetik rezonans görüntüleme (MR)veya bilgisayarlı tomografi taramasına dayanır.
Nöroblastoma ceninin sinir hücrelerini etkileyerek erken çocukluk evresinde bir tümöre sebep olan bir kanserdir. Sıklıkla karında böbreküstübezinden başlar ve hızla kemik iliği ve lenf düğümleri gibi vücut kısımlarına yayılabilir. Tedavi seçenekleri tümörün cerrahi olarak alınması, radyoterapi, kemoterapi ve kemik iliği naklidir.
Bu nadir hastalık esas olarak 30 ila 50 yaş arasındaki insanları etkiler. Böbreküstübezlerinin kısmen ve derece derece yok olması sebebiyle olur. Bu bezler, böbreklerin üzerinde yerleşmişlerdir. Vücut metabolizması için çok önemli olan hidrokortizon (kortizon) gibi steroidleri üretirler. Addison hastalığında böbreküstübezinin dış bölümü yok olur ve böbreküstübezleri vücudun ihtiyaçları için yeterince hidrokortizon üretemezler. (daha fazla…)
Böbreküstübezinin aşırı büyümesi dış kısım olan korteksi etkiler. Hipofiz tümörlerinde de olabildiği gibi, hipofızde ACTH’nin fazla üretilmesi sonucu oluşabilir. Aşırı ACTH böbreküstübezlerinin aşırı uyarılmasına, büyümelerine (hiperplazi) ve kortizon ve androj enlerin aşırı üretimine yol açar. Aşırı büyüme ayrıca kortizon üretimindeki bir eksiklikten dolayı da olabilir. Yüksek ACTH kadınlarda yüzde aşırı tüylenme, seste kalınlaşma ve âdet dönemlerinde kayıplar da dahil olmak üzere erkeksileşmeye sebep olur. Eğer ceninde kortizon eksikliği varsa, bebek konjenital böbreküstübezinin aşırı büyümesi sorunuyla doğabilir (bu adrenogenital sendrom -cinsiyet organların uyarılmasında meydana gelen bozukluklarla seyreden hormon bozukluğu- olarak bilinen durumdur).
İki böbreküstübezi karnın arka tarafında her biri bir böbreğin üst kısmında uzanır. Her böbreküstübezi 3-5 santimetre boyunda, üçgene benzer şekilli ve kahverengimsi sarı renktedir. Her bezin iki parçası vardır; dış kısmında böbreküstübezinin korteksi (kabuğu) ve içte medulla. ikisi de hormonlar üretir ve salgılar ama yapı, fonksiyon ve gelişim olarak farklıdırlar.
Pankreatit, pankreasın bakteriyel olmayan iltihabıdır. Pankreas dokusunun kendi enzimleriyle sindirilmesi nedeniyle gerçekleşir. Hastalık aniden başlayıp, kısa süre ile akut olabilir veya sık sık tekrarlayarak haftalar veya aylarca devam edip kronikleşebilir. Akut pankreatit hastası kişiler karnın üst kısmında ani başlayan bir ağrı, bulantı ve kusma yaşarlar. Kandaki sindirim enzimi amilaz konsantrasyonları artar. Akut pankreatite safra taşları (vakaların yüzde 40 kadarı), aşırı alkol alımı (vakaların bir diğer yüzde 40′ı), kandaki kalsiyum veya yağ oranının artması, cerrahi girişim veya kortikosteroidler, idrar söktürücüler veya doğum kontrol hapları gibi ilaçlar nedeniyle oluşabilir. (daha fazla…)
Bu sıradışı hastalığa, gastrinoma adı verilen tümörlerden salgılanan aşırı miktardaki gastrin neden olur. Gastrinomalar onikiparmak bağırsağı veya karında başka yerlerde de meydan gelebilmelerine rağmen en sık olarak pankreastaki belli hücrelerde oluşurlar. Tümör küçük olabilir ve bulması çok zor olur. Tümör tarafından üretilen gastrin midenin asit salgısını arttırarak mide ülserleri ve sindirim sorunlarına neden olur. Hastalar karnın üst kısmında ağrı ve ishalden yakınır. Asite bağlı ülserlerin aksine ağrı, süt veya mide asitini azaltıcı ilaçlarla kolayca geçmez. Tedavisi, ideal olarak eğer bulunabilirse gastrinomanın alınması veya simetidin gibi H2 alıcı engelleyicileri ile asit salgısının kontrol edilmesidir.
Pankreastaki adacık hücrelerinden seyrek olarak tümörler meydana gelebilir. Örneğin insülinomalar adacıklardaki beta hücrelerinden meydana gelirler. Aşırı derecede insülin üreterek düşük kan şekeri belirtilerine neden olurlar. Hastalarda tuhaf davranışlar, bellek yanılgıları, çarpıntılar, terleme ve bilinçsizlik görülür. Bu belirtilerle, yanlışlıkla psikiyatrik hastalık tedavisi bile öngörülebilir. Belirtiler yemekle azalır; bu yüzden hastalar aşırı yemek yüzünden kilo alırlar. Tedavisi tümörden insülin salınmasını baskılayan ilaçlarla olabilir veya tümörün yeri saptanabilirse cerrahi olarak alınabilir. (daha fazla…)
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Oca | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | ||||