Sağlık Ansiklopedisi

DOĞUM SÜRECİ

Tarih 02 Ağu 2009 at 2:18am

Doğum (bebeği dünyaya getirme süreci), üç evrede tanımlanır. Bu evrelerin ilki gerçek doğum sancısıdır; bu evrede rahim boynu incelip genişler ve bunu geçiş diye bilinen bir dönem izler; ikinci evre, bebeğin doğumudur ve üçüncü evrede gebelik sırasında bebeği besleyen plasentanın vücuttan atılmasıdır. Doğumun ilk evresinde rahim boynunun bebeğin doğum kanalına doğru hareket etmesine olanak tanımak için tamamen genişlemesi gerekir. Bebeğin plasentaya gönderdiği hormon uyarımı, östrojen hormonu üretimini uyarır. Böylece rahim, prostaglandis üretir ve bebeğin başını rahim boynuna doğru iterek rahim boynunu kısaltıp yumuşatmaya çalışırken, daha güçlü ve daha sık kasılmaya başlar. Rahim boynunun yumuşayıp esnemesi, arka hipofız bezinin oksitosin hormonu üretimini tetikler; rahim, rahim boynunu esnetmeye ve…

DOĞUM

Tarih 02 Ağu 2009 at 2:10am

Doğum, bir bebeği dünyaya getirme eylemidir; çeşitli düzeylerde yardım ve müdahaleyle gerçekleştirilebilir. Sanayileşmiş toplumlardaki bebeklerin büyük bir kısmı, hastanelerde doktorların yardımıyla doğar. Bu, doğumda anne ölüm oranında önemli bir düşüş sağlamıştır. Anne ölüm oranı, her 100.000 normal doğumda 5 ve her 100.000 sezaryenle doğumda 40′tır. Bununla birlikte evde doğum, hâlâ birçok ülkede yaygın olarak tercih edilen bir seçenektir. Örneğin Hollanda’da evde doğum, bütün anne adayları için daima bir seçenektir ve doğumların yaklaşık üçte biri evde gerçekleşir. (daha fazla…)

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri:

KORİYOKARSİNOM

Tarih 02 Ağu 2009 at 2:09am

Koriyokarsinom, embriyonun dokusundan gelişen ve metastaz yapabilen (vücudun diğer kısımlarına yayılabilen) kötü huylu, hızla büyüyen bir tümördür. Gebeliğin ilk dönemlerinde embriyoyu saran zarın (koriyon) dış tabakasından gelişir. En yaygın olarak mole hidatidiformdan sonra görülür. Bazen erkeklerin testislerinde de ortaya çıkabilir. Nadir görülen koriyokarsinom, genellikle 40 yaş üstü kadınları etkiler. Belirtiler, düzensiz vajinal kanamalar ve akıntıdır. Genellikle kandaki koryon zarından salınan gonadotropin hormonu düzeyi ölçülerek teşhis edilir. Biyopsi ve laboratuar testleri, teşhisi doğrular. (daha fazla…)

MOLE HİDATİDİFORM

Tarih 02 Ağu 2009 at 2:08am

Mole hidatidiform (üzüm gebeliği), rahimde bozulan embriyodan gelişen iyi huylu (kanserojen olmayan) bir oluşumdur. Bu anormal oluşum, genellikle bir salkım üzüme benzeyen çok sayıda kist üretir. Tümör, düşük tehdidindeki benzer kanamaya neden olur. Bu tümör, rahimden kendiliğinden atılabilir; ancak atılmazsa tümörün cerrahi müdahaleyle alınması için kürtaj uygulanır. Bazı vakalarda mole hidatidiform, koriyokarsinom (plasenta kökenli bir tür kanser) adı verilen kötü huylu tümörlere dönüşebilir.

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri:

EKLAMPSİ

Tarih 02 Ağu 2009 at 2:02am

Eklampsi, gebeliğin beşinci ayından, doğumdan sonraki ilk haftanın sonuna kadar herhangi bir zamanda ortaya çıkabilen, ciddi bir rahatsızlıktır. Baş ağrısı, tansiyon, görme bozuklukları, sinirlilik, karın ağrısı ve nöbetler, eklampsinin belirtileridir. (daha fazla…)

PREEKLAMPSİ

Tarih 02 Ağu 2009 at 2:00am

Gebeliğin ikinci yarısında ortaya çıkan preeklampsi; ödem, yüksek tansiyon ve idrarla protein atılmasına neden olur. Gebeliklerin yaklaşık yüzde 5′inde ortaya çıkan preeklampsinin kesin nedeni bilinmez; ancak yetersiz beslenmenin bu duruma neden olan etkenler arasında yer aldığı düşünülür. ilk kez anne olacak kadınlar, çoğul gebelik yaşayan kadınlar, 10-20 yaşları arasındaki ya da 40 yaşından büyük kadınlar, yüksek tansiyon ya da kronik nefrit (böbrek iltihabı ya da enfeksiyonu) hastası kadınlar ve daha önce preeklampsi geçirmiş kadınlar, risk grubunu oluşturur. (daha fazla…)

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri:

DÜŞÜK

Tarih 02 Ağu 2009 at 1:58am

Düşük ya da kendiliğinden kürtaj, genellikle gebeliğin 12. haftasından önce meydana gelir. Her beş gebelikten biri, düşükle sonuçlanır. Gebeliğin 20. haftasından önce ceninin kaybedilmesine düşük, bu dönemden sonraysa ölü doğum adı verilir. Düşük vakalarının yaklaşık yüzde 85′i cenindeki anormalliklerden kaynaklanır. Kalanların üçte ikisinde annedeki sorunlar düşüğe yol açar; diğer düşüklerin nedeni bilinmez. Eğer düşüğe bir virüs neden olduysa şiddetli ateş görülür. Rahimdeki bazı anormallikler de düşüğe yol açabilir. Bu durum, 25 yaş altındaki kadınlarda nadiren 35 yaş üstü kadınlardaysa sıkça görülür. (daha fazla…)

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri: ,

SABAH BULANTISI – GEBELİK HASTALIKLARI

Tarih 02 Ağu 2009 at 1:55am

Gebeliğin genellikle ilk üç ayında yaşanan bulantı ve kusmaya, sabah bulantısı adı verilir. Gebe kadınların en az yüzde 50′si, sabah bulantısından bir dereceye kadar etkilenir; çoğu kadın, aynı zamanda baş ağrısı, baş dönmesi ve bitkinlikten de şikayetçi olur. Belirtiler, sabahları daha yaygındır; ancak günün herhangi bir vaktinde ortaya çıkabilir. Kesin nedeni bilinmemesine rağmen, sabah bulantısının temel etkenlerinin gebeliğin ilk dönemlerindeki hormonal değişiklikler ve düşük karı şekeri düzeyi olduğu düşünülür. Sabah bulantısı aşırı mide asit salgısı, yolculuk, kokuya duyarlılığın artması, bitkinlik, stres ve bazı gıdalarla daha da kötüleşebilir. Öğünler arasında az miktarda sıvı almak, kusmaya yol açan mide şişkinliğini engelleyebilir; sabah yağsız bir tost ya da kraker yenerek mide…

SİYAM İKİZLERİ

Tarih 02 Ağu 2009 at 1:53am

Siyam (yapışık) ikizleri döllenmiş tek bir yumurtadan oluşan ve vücutlarının bir kısmı ya da bazı kısımları birbirine yapışık olan tek yumurta ikizleridir. Bu ikizlerin büyük bir kısmında bel, baş ve göğüs bitişiktir; bazılarıysa, kollarla bacakları ve karaciğerle kalp gibi iç organları ortaklaşa kullanır. Bu ikizlerin birçoğu, sezaryenle doğar ve yarısından daha azı yaşamını sürdürebilir. (daha fazla…)

İKİZLER

Tarih 02 Ağu 2009 at 1:51am

Doğal gebeliğin çoğul gebelik olma olasılığı kalıtım, yaş, ırk ve bir kadının daha önce doğurduğu çocuk sayısına bağlı olarak değişir. Ortalama her 90 doğal gebelikten birinde ikiz oluşur: bu oran, doğurganlık tedavisinin ardından oluşan gebeliklerde daha yüksektir. 10 ikizden yedisi, kadının yumurtalıklarından iki yumurta bırakılması ve bu yumurtaların aynı arıda döllenmesi sonucu oluşur; ayrı yumurta ikizleri, farklı cinsiyette olabilir ve ayrı plasentalar geliştirebilirler (bazen bu plasentalar, birleşip tek bir plasenta haline gelir). Tek yumurta ikizleri, döllenmeden daha sonra oluşur; genellikle döllenmiş yumurta, rahim çeperine yerleştikten sonra ikiye bölünür. Bu durumda ikizler, tek bir plasentayı paylaşır ve aynı cinsiyette olurlar. Daha az yaygın olan üç ya da daha fazla…

Diğer Haberler

Haber Arşivi

Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829