Sağlıklı Kalmak

Genç Kızların Sinsi Düşmanı: Göz Migreni

Tarih 06 Ara 2009 at 9:31pm

Uzmanlar Migren’in gözde de görülebileceğini söylüyor. Çok sık karşılaşılan migrenin gözde de belirti vereceğini belirten uzmanlar; göz migreni diye bir rahatsızlık olduğunu ve bu hastalığı olanların koruyucu tedavi görmeleri gerekirtiğini belirtiyorlar.

Göz migreni nedir?

En sık görülen baş ağrısı sebeplerinden biri olan migren gözde bazı belirtiler verebilir, üstelik göz migreni olarak tanımlanan özel bir şekli de vardır. (daha fazla…)

Yüksek Kolesterol Nasıl Kontrol Altına Alınır

Tarih 06 Ara 2009 at 9:23pm

Yüksek kolesterolü kontrol altına almanın en iyi yolu; egzersize önem vermek, tuzu azaltmak ve kolesterol hem de doymuş yağ içeren besinlerden uzak durmaktır.

Bunun yanında kolsterolü düşürücü diyetlerden de yararlanabilirsiniz. Dyet seçiminde de kadınlar 1500 kalorilik diyetleri, erkekler ise 2100 kalorilik diyetleri seçmelidir. Ayrıca 1500 kalorilik diyetler orta yaş gurubundaki kadınlar için daha uygundur. Bu diyetlerdeki kolesterol oranı 150 gram civarındadır.

Bilindiği gibi balıkta ve tavuk beyaz etinde bulunan doymuş yağ oranı düşüktür. O yüzden kırmızı et yerine haşlanmış tavuk ve ızgara balık tüketilmesi daha doğrudur.

Sebze ve meyveler ile bakliyat gurubu-mercimek, fasulye, nohut, kepekli ekmek, bulgur- posalı gıdalardır. Bu tür gıdalar barsakları çalıştırır ve kandaki kolsterolü düşürür. diyetlerde bu gıdaların bulunmasının…

PİLATES YÖNTEMİ

Tarih 05 Ağu 2009 at 6:40pm

Pilates egzersiz yöntemi, 1920′lerde Joseph Pilates tarafından I. Dünya Savaşı’nda sakatlanmış kişilerin rehabilitasyonu amacıyla geliştirilmiştir. Bu yöntem, daha gelişmiş bir kas denetiminin sağlanması için, egzersiz sırasında vücut duruşlarına ilişkin bir farkındalık geliştirme düşüncesine dayanmakta ve leğenkemiğinin sabitliğinin sağlanması, vücut duruşlarının geliştirilmesi ve belkemiğinin incinmelere karşı korunması amaçlanmaktadır. Pilates egzersizlerinde, en az güçle en fazla başarı gücünün yakalanabilmesi için kas grupları birbirlerinden ayrılmaktadır. Bu egzersizler, kasların güçlenmesini ve uzamasını sağlayarak, belkemiği incinmelerinin ya da ağrılarının tedavisine yardımcı olmaktadır.

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri:

ALEKSANDER TEKNİĞİ

Tarih 05 Ağu 2009 at 6:39pm

Bu tekniği bulan kişi, Avustralya doğumlu oyuncu Frederick Matthias Aleksander’dır (1869-1955). Bu tekniği, gösterilen sırasında sesini giderek kaybettiğini fark ettikten sonra geliştirmiştir. Tıbbi tedaviden hiçbir yarar görmeyen Aleksander, dikkatli bir biçimde yerleştirdiği aynaların önünde konuşarak kendi kendine çalışmaya başladı ve başını geriye doğru itme alışkanlığında olduğunu, bunun da gırtlak çevresindeki alanı kastığını fark etti. Bunun, sorununun nedeni olduğuna inandı ve başını dikey olarak kaldırarak boynunun serbest kalmasını sağlamak için kendini titizlikle eğitti. Bu çalışmanın sonucunda, sesindeki sorunun kaybolduğunu, ayrıca kendini daha sağlıklı ve özgüveni artmış hissettiğini fark etti. (daha fazla…)

BUTEYKO SOLUNUM TEKNİĞİ

Tarih 05 Ağu 2009 at 6:37pm

Buteyko nefes tekniği, 1950′lerde, Rus tıp bilimcisi Konstantin Buteyko tarafından, astım tedavisi için geliştirilmiştir. Bu teknik, astımın, vücuttaki savunma mekanizmalarının normal olmayan solunum düzenini değiştirmek üzere harekete geçmesine neden olan fazla solunum hızından (hiperventilasyon) kaynaklandığı savma dayanmakladır. Bu nedenle de astımlı hastalara, solunum hızlarının farkına varıp onu normale nasıl çevirecekleri öğretilmektedir. Burundan soluk almayı öğreten Buteyko tekniği, alerjiye yol açan maddelerin solunumu da azaltmaktadır. Bu teknik, beş günlük bir dersle öğretilmekte ve ilk üç günde sonuç alınacağı öne sürülmektedir.

BİYOLOJİK GERİBİLDİRİM

Tarih 05 Ağu 2009 at 6:35pm

Biyolojik geribildirim, elektronik makinelerle bedensel ve zihinsel etkinliklerin ölçülmesi, bu sinyallerle davranışların ve bedensel işlevlerin değiştirilmesidir. Bu makinelerde, hastaya takılan ve kalp atış hızını, vücut ısısını, kas gerilimini, beyin dalgalarını, nabız sayısını ve solunum hızındaki değişimleri ölçen algılayıcılar bulunur. Geribildirim, makineden, daha sonra işaretler yorumlanabilecek olan elektronik sesler ya da yanıp sönen ışıklar biçiminde iletilir.

Araştırmacılar, biyolojik geribildirim makineleriyle, bir kişinin, kalp atış hızı ya da nabız hızı gibi istemdışı işlevleri denetleyebilecek biçimde kendini eğitebileceğini bulmuşlardır. Hastalar, makinenin ilettiği işaretleri (sesleri ve ışıkları) izleyerek, vücutlarındaki işlevlerin iniş çıkışlarını fark etmeyi öğrenebilmektedir. Sonra da yoğunlaşma, meditasyon, görselleştirme ve nefes alıştırması gibi teknikleri kullanarak, bu istemdışı işlevleri olumlu yönde etkilemeyi öğrenmektedirler.

BİYOLOJİK RİTİM (BİYORİTİM)

Tarih 05 Ağu 2009 at 6:27pm

20. yüzyılın ilk yarısında bilim adamları, insan bedeninde üç enerji döngüsü ya da içsel beden saati olduğunu öne sürmüşlerdi. Bu kuramda tanımlanan bu üç döngü şunlardı: Hastalıklara karşı direnci, gücü, yaşam gücünü ve cinsel dürtüleri yöneten, yaklaşık 23 günlük fiziksel döngü; duyarlılık, duygu durumu, algılama ve zihinsel dengeyle bağlantılı. 28 günlük duygusal döngü; karar verme, bellek ve dikkatle bağlantılı, yaklaşık 33 günlük entelektüel döngü. Bu döngülerin uzunluğu değiştiğinden, “yükselişleri” ve “inişleri” de farklıdır. Bir kişinin biyoritim çizelgesi, bilgisayarda yapılabilir. Bu çizelgeler ise, davranış ve duygu durumundaki dalgalanmaları ve bunların hastanın sağlığı üzerindeki etkilerini saptamak amacıyla doğal tedavi uygulayanlar tarafından kullanılabilir.

OYUN TEDAVİSİ

Tarih 05 Ağu 2009 at 6:27pm

1930′larda oyun tedavisinin, sorunlu çocuklara yardım etmenin iyi bir yolu olduğu fark edildi. Oyun aracılığıyla çocuklar, duygu, düşünce ve duyularının farkına varabilmekte, bunları geliştirebilmekte ve bütünleştirebilmektedir. Oyun tedavisinde çocukların, psikoterapistin sağladığı güvenli ortamda özgürce oynamaları sağlanmaktadır. Terapist de çocukların oyununu izleyerek onların ilgi duydukları şeyleri öğrenebilmektedir. Çocukla oyun hakkında konuşması, terapistin çocuğun duygularını öğrenebilmesini ve ona destek olabilmesini sağlamaktadır. 0yun, terapistin tanı koymasına ve çocukla rapport (hekim hasta ilişkisi) oluşturmasına da yardım etmektedir. Oyun tedavisi duygu, davranış ve öğrenme sorunları olan çocuklarda yardımcı olmaktadır.

MÜZİK TEDAVİSİ

Tarih 05 Ağu 2009 at 6:26pm

Geleneksel toplumlarda müzik, iyileştirme ayinlerinin ve törenlerinin çok önemli bir öğesidir. Batı ülkelerinde müziğin tedavi amacıyla hastanelere girişi 19. yüzyıla rastlar. Günümüzde ise müzik tedavisi, psikolojik hastalıklarda, fiziksel sakatlığı olan kişilerde, öğrenme güçlüğü ve Alzheimer gibi kronik hastalıklarda uygulanmaktadır. Müziğin tedavi amacıyla kullanılabileceği çok çeşitli yöntemler vardır. Müziğin, ağrının ve kaygının yok olmasına yardım eden endorfın (beyinde salgılanan ve ağrıyı azaltıcı etkisi olan hormon) salgısını artırdığı bulunmuştur. (daha fazla…)

DANS TEDAVİSİ

Tarih 05 Ağu 2009 at 6:24pm

Birçok eski kültürde hastalık, ruhun yitirilişinin bir sonucu olarak görülmekteydi ve darısın hasta kişiyi kendine döndürmenin ve yaşam enerjisini tekrar kazandırmanın en önemli yolu olduğuna inanılırdı. Çağdaş Batı toplumlarında dans tedavisinin öncüsü ise dansın duyguları dışa vurmanın bir biçimi olduğunu savunan Isadora Duncan oldu. Ayrıca 1920′lerde ABD’de, Rudolph van Laban’ın da bu tedavi biçiminin başlatılmasına katkısı olmuştur. Dansçı ve kuramcı olan Laban, hareketin uzam ve dinamiklerini keşfederek, insanın bütünlüğüne ilişkin, hareketi temel alan ve bilinç ve bilinçdışı süreçleri yansıtan bir model sundu. (daha fazla…)

Diğer Haberler

Haber Arşivi

Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829