Sağlıklı Kalmak

HİDROTERAPİ

Tarih 04 Ağu 2009 at 7:42pm

Hidroterapi terimi, su kullanımını içeren çok çeşitli tedavileri içerir. Bu tedavinin kullanımı, eski çağlara kadar uzanır. Bu çağlarda birçok kültürde, mineral içeren sıcak suların ve deniz suyunun sağlığa yararlı olduğu fikri öne sürülmüştür. Modern kaplıca tedavisi ise, 19. yüzyılda keşiş Sebastian Kneipp tarafından başlatılmıştır. Hidroterapinin temelinde, yaşamın temeli ve vücudumuzun ana bileşeni suyun doğal bir iyileştirici olduğu düşüncesi yatar. Birçok tedavide suyun ısısı, belirleyici önemdedir. Sıcak su, gevşemeyi ve terlemeyi, kanın deri yüzeyine çıkmasını sağlamak için kullanılır. Soğuk su ise, damarları büzer ve deri yüzeyine giden kan miktarını azaltarak kanın iç organlara gitmesini sağlar. (daha fazla…)

SPOR HEKİMLİĞİ

Tarih 04 Ağu 2009 at 7:41pm

Spor hekimliği, spor yaralanmalarının ve incinmelerinin önlenmesi ve tedavisiyle ilgili bir tıp alanıdır. Öncelikle, herhangi bir spor dalı ya da fiziksel etkinlikle ilgili risk faktörlerinin en aza indirilmesi ve yaralanma ya da incinme gibi durumlarda etkin bir tedavi sunulmasıyla ilgilidir. Uzman hekimler, antrenörler, fizik tedavi uzmanları ve araştırmacılar, sporda güvenliği artırma yollarının bulunmasına ve sporculara performanslarını artırmada yardımcı olacak çalışma sistemlerinin oluşturulmasına çalışmaktadır. Bu öğretide, özellikle bir incinmeden sonra, dayanıklılığının dereceli olarak artırılması ve giderek zorlaşan bir çalışma biçimiyle kasların güçlendirilmesi amaçlanır. (daha fazla…)

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri:

FİZİK TEDAVİ

Tarih 04 Ağu 2009 at 7:35pm

Fizik tedavi (fizyoterapi), ağrı ya da hastalık nedeniyle fiziksel işlevleri aksayan kişilere; ısı, masaj, egzersiz ve elektrik akımı gibi fiziksel tedavi biçimlerinin kullanımını içerir. Fizik tedavi kırık, sırt ağrısı, felç, sinir ya da omurilik zedelenmesi ve eklem iltihabı gibi birçok hastalıkta, tedavinin önemli bir parçasını oluşturur. Fizik tedavi uzmanı (fizyolog ya da fizyoterapist), bu tür hastalıkları olan kişilerin iyileştirilmesi için oluşturulan sağlık ekibinin bir üyesidir. Böyle bir ekipte, konuşma ve meslek terapistleri, psikologlar ve danışmanlar da bulunabilir. (daha fazla…)

KİROPRAKTİK

Tarih 04 Ağu 2009 at 7:34pm

Kiropraktik (Chiropractic), omurga ve eklemlerin çalıştırılmasına dayalı bir tedavi sistemidir. Bu hastalıkların temel olarak omurgadaki işlev bozukluğunun sinir sistemini ve organların işlevlerini etkilenmesinden kaynaklandığını öne süren Amerikalı hekim Daniel David Palmer (1845-1913) tarafından başlatılmıştır. Daniel David Palmer, bu düşünceyi, 1895′te sağır bir hastasını omurgaya uyguladığı tedaviyle iyileştirmesinden sonra geliştirmiştir. (daha fazla…)

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri: ,

PSİKOLOJİK DANIŞMA

Tarih 04 Ağu 2009 at 7:29pm

Anlayışlı ve bilgili biriyle yapılan iyi bir konuşmanın iyileştirici etkisi çok eskiden beri biliniyor olsa da, bunun profesyonel bir danışma aracı olarak kullanılması, daha çok yirminci yüzyıla özgüdür. Bu konuyla ilgili çağdaş kuramların ve tekniklerin temeli, “hasta merkezli” yaklaşımı başlatan, Amerikalı psikiyatr Cari Rogers’in çalışmalarındadır. (daha fazla…)

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri:

HİPNOZ TEDAVİSİ

Tarih 04 Ağu 2009 at 7:27pm

Tıpta hipnozun kullanımı, hastalarını ışıkla hipnotize eden Avusturyalı hekim Franz Anton Mesmer (1734-1815) ile başlamıştır. “Mesmerize” (büyülemek) sözcüğü, onun soyadından gelmektedir. Çalışmaları, büyük ölçüde şüpheyle karşılanmıştır; ancak hipnoz teknikleri, 1880′lerin ortalarında “hipnotizm” terimini türeten ünlü Iskoçyalı cerrah James Braid tarafından araştırılmıştır. Braid, ameliyatlarından bazılarını hipnozla gerçekleştirmiş: ancak anestezinin daha hızlı biçimlerinin (kloroform kullanımı gibi) geliştirilmesi, onun başarılarını gölgede bırakmıştır. Psikolojik hastalıkların tedavisinde hipnoz kullanımı, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, Jean-Martin Charcot ve Sigmund Freud gibi ünlü Avrupalı doktorlar tarafından araştırılmıştır. (daha fazla…)

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri:

DAVRANIŞ TEDAVİSİ

Tarih 04 Ağu 2009 at 7:24pm

Davranış değiştirme tedavisi olarak da bilinen davranış tedavisi, istenmeyen, kabul edilmeyen ya da zararlı olabilecek davranışların değiştirilebilmesi için, danışma ya da grup etkisi ve desteğini kullanır. Bu tedavi biçimi, sigara ve alkol bağımlılığı, fazla yeme, strese bağlı durumlar ya da çocuklarda kekemelik ve öfke nöbetleri gibi davranışların tedavisinde de kullanılabilmektedir. (daha fazla…)

BİLİŞSEL TEDAVİ

Tarih 04 Ağu 2009 at 7:10pm

Bilişsel tedavi, duygu ve davranış bozukluklarının, özellikle de depresyon ve kaygı bozukluklarının (anksiyete) tedavisinde çok yaygın olarak uygulanan bir psikolojik tedavi biçimidir. “Bilişsel” sözcüğünün kökü olan “biliş”, “bilmek ya da kavramak” anlamına gelmektedir. Bilişsel tedavinin temeli, basitçe “düşünceler, davranış ve duyguları etkiler” biçiminde açıklanabilir. Bu tedaviyi uygulayanlar, hastaların olumsuz, yıkıcı, bazen de zararlı olabilecek bir düşünme biçiminden; olumlu ve yapıcı bir düşünme biçimine geçmelerine yardım etmeyi amaçlamaktadır. Bir kişinin olaylar hakkında düşünme biçimini değiştirmek, temel olarak karmaşık bir süreçtir. (daha fazla…)

PSİKOTERAPİ

Tarih 04 Ağu 2009 at 7:09pm

Psikoterapi, akıl ve ruh sağlığı için kullanılan ve kişinin düşünceleri, duyguları, davranışları üzerinde yoğunlaşan psikolojik yöntemlerin kullanıldığı, çok çeşitli tedavileri tanımlamaktadır. Bu uygulamaların merkezinde, zihnin bilinç ve bilinçdışından oluştuğu, bilinçdışının ise bilinçli düşünce ve davranışları etkilediği kuramı bulunmaktadır. Psikoterapi ise, kişinin en iyi seçimi yapabilmesi için, bilinçdışı düşünce, duygu ve davranışları bilince taşımaya çalışır. (daha fazla…)

Bağlantı  |  Yazı Etiketleri:

STRES

Tarih 04 Ağu 2009 at 7:02pm

Stresin tanımlanması güçtür; ancak vücudun, tehdit edici, tehlikeli durumlara, yeni bir duruma ya da değişikliklere karşı tepkisi olarak düşünülebilir. Bu uyaranlar fiziksel, duygusal, zihinsel; içsel ya da dışsal olabilir. Bu koşullarda, fiziksel değişiklikler olur. Sempatik sinir sistemi harekete geçer ve vücut, epinefrin (adrenalin) gibi hormonları salgılamaya başlar. Bu, kaslara giden kan miktarını artırır, kalp atışlarını ve solunumu hızlandırır, kandaki şeker düzeyini yükseltir. Bu değişiklikler “dövüş ya da kaç” tepkileri olarak bilinir ve kişinin tehlikeyle başa çıkabilmesini sağlar. Stres yaratan durum ortadan kalktığında, bu belirtiler de kaybolur. Ancak stres yaratan durum devam ediyorsa, bu etkilerin uzun süreli olması, insan vücuduna zarar verebilir. (daha fazla…)

Diğer Haberler

Haber Arşivi

Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829