Duygu ve Davranış Bozuklukları

MADDE BAĞIMLILIĞI

Tarih 07 Ağu 2009 at 11:37pm

ilaçların, insan vücuduna zarar verecek biçimde kullanılmasına “ilacın kötüye kullanımı” denmektedir. Reçeteli ilaçlardan, “uçmak” için koklanan benzin buharına kadar birçok madde kötüye kullanılabilir, ilaçları kötüve kullanan kişiler, bağımlılık geliştirmeden alışkanlık nedeniyle bu maddeyi kullanabilirler. Bağımlı kişilerde ise hem fiziksel, hem de psikolojik bağımlılık söz konusudur. Bu durumun ya da kişinin tanımlanmasında da genellikle ilacın ya da maddenin adı da geçer; “morfin bağımlılığı ya da bağımlısı” gibi. (daha fazla…)

PİKA

Tarih 07 Ağu 2009 at 11:24pm

Pika hastalığı olan kişiler toprak, çamur, zamk, buz, alçı, saç gibi maddeleri yeme isteği duyar ve bunları yer. Bu hastalık daha çok hamile kadınlarda, 1-6 yaş arasındaki çocuklarda, bazı akıl hastalıklarında ve zeka geriliği olan bazı kişilerde görülmektedir. Hastalığın nedeni, beslenmeyle ilgili bir sorun olabilir. Örneğin, demir eksikliği, kişinin toprak yeme isteği duymasına ve toprak yemesine neden olabilir. Psikolojik nedenler de söz konusu olabilir. Tedavi, nedene göre değişmektedir. Bir psikologa ya da psikiyatra danışmanın yararı olabilir. Beslenmeyle ilgili bir sorun söz konusuysa, beslenme biçiminde değişiklik ya da besin takviyesi yapılabilir. Belirtileri (daha fazla…)

BULİMİYA NERVOZA

Tarih 07 Ağu 2009 at 11:22pm

Bulimiya nervozada, kişi aşırı derecede yemek yedikten sonra, bilinçli olarak kusup yediklerini çıkarır ya da müshil ilaçlarıyla bağırsaklarını boşaltır. Bulimiya nevroza hastalığı oları kişilerin kiloları normal olabilir, ancak şişmanlamaktan korkarlar. Yememek yerine, kısa sürede denetimsiz bir biçimde çok miktarda yemek yerler, sonra da kusarak ya da müshil ilacı kullanarak yediklerini çıkarırlar, aşırı derecede egzersiz yaparlar ya da hiçbir şey yemezler. Bunların birini ya da tümünü, gizli yapabilirler. (daha fazla…)

ANOREKSİYA NERVOZA

Tarih 07 Ağu 2009 at 11:19pm

Anoreksiya nervozada kişi, yememeye karar verir ve bilinçli olarak kendisini aç bırakır. Açlık duygusuna karşın hâlâ yemek yeşünüyor olabilirler ama kilo almaktan korkarlar. Kişinin, beden görüntü algılama yetisi bozulmuştur; acınacak derecede ince görünmelerine karşın, kendilerinin hâlâ şişman olduğuna inanırlar. Şişman olma korkusu, bu kişilerin açlık hissini reddetmelerine, ne yiyecekleri konusunda aşırı titiz olmalarına ve saplantılı bir biçimde egzersiz yapmalarına neden olabilir. Anoreksiya nervoza, daha çok ergenlik çağındaki kızlarda görülmektedir; ancak erkeklerde, yetişkinlerde, hatta sporcularda da rastlanmaktadır. (daha fazla…)

YEME BOZUKLUKLARI

Tarih 07 Ağu 2009 at 11:16pm

Yiyecekler, belirli yiyecekler ve yemek yemekle ilgili, normal olmayan kalıcı davranışlar varsa, bir yeme bozukluğundan söz edilir. Yeme bozuklukları, dengesiz beslenmeye ve sağlığın bozulmasına; hatta ölüme bile yol açabileceğinden ciddi bir hastalıktır. Yeme bozukluğu, her yaşta ve her cinsiyette görülebilir, ancak genç kadınlar daha büyük bir risk altındadır. Modanın sunduğu görünüm ve vücut şekline uyum konusunda güçlü bir baskı varsa, gerçekdışı amaçlar ve beklentiler oluşabilir. Görünümünden, vücut şeklinden ya da kilosundan hoşnut olmamak, diyet ve egzersiz konusunda bir saplantıya ve kusursuz beden arayışına yol açabilir. Kilo vermek için hiçbir gerek olmadığı gibi, temel vücut şeklini değiştirme de mümkün olmayabilir. (daha fazla…)

TACİZ

Tarih 07 Ağu 2009 at 11:13pm

Taciz, başka insanlara sözlü, fiziksel ya da psikolojik olarak kötü davranışlarda bulunmaktır ve genellikle diğer kişilik bozuklukları ya da psikiyatrik hastalıklarla ilişkilidir.

AİLE İÇİ ŞİDDET Akrabalık bağı olan kişiler arasındaki şiddet olayları, aile içi şiddet olarak tanımlanmaktadır ve genellikle erkekler tarafından eşlerine karşı gerçekleştirilmektedir. Bu taciz biçimi fiziksel saldırı, tecavüz ya da diğer cinsel saldırılar; küçük düşürme ve tehdit gibi duygusal ya da psikolojik taciz biçimindedir ve çoğunlukla da bir arada görülür. Tüm kültürlerde, toplumun tüm kesimlerinde ve tüm eğitim düzeylerinde görülmektedir. Aile içi taciz, ABD’de 15-44 yaş arasındaki kadınlara yönelik saldırıların en büyük nedenidir. 15-24 yaş arası kadınların üçte birinde ise ölüm nedeni, genellikle cinsel saldırı ve…

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Tarih 07 Ağu 2009 at 11:09pm

Daha önce hiperaktivite olarak bilinen bu hastalık, dikkati yoğunlaştıramama, aşırı hareketlilik ve genellikle sinirlilik ve saldırganlıkla birleşmiş tepkisel, yıkıcı davranışlarla kendini göstermektedir. Dikkat eksikliği ise hiperaktivitenin olmadığı, daha az görülen, benzer bir bozukluktur. Her iki bozuklukta da çocuk arkadaş bulmakta zorlanır. Bu alandaki istatistikler, ülkelere göre değişmektedir. Örneğin, ABD’de erkek çocukların yüzde 10-15′inde bu iki hastalık görülmektedir, Avustralya’da ise bu oran yüzde 2 ile 6 arasındadır. Erkek çocuklarda, kızlara göre daha fazla (daha fazla…)

OTİZM

Tarih 07 Ağu 2009 at 11:04pm

Otizm, yayılmış gelişim bozukluğu denilen hastalık grubunun bir parçasıdır. Otizmde, sosyal etkileşim ve iletişimde sorunlar görülür. Bu gelişim bozukluğu, genellikle çocuk üç yaşına geldiğinde görülür; belirtileri içe kapanma, başka insanlara tepkisizlik, etkinlik ve ilgilerde azalmadır. Bilimsel kanıtlar otizme, sinir sisteminde kalıtsal bir hastalığın, beyinde bir özrün (doğum öncesi ya da sonrası), metabolizma hastalıklarının, virüslerin yol açtığı enfeksiyonların ya da hastalıkların neden olabileceği bir sorunun yol açtığını göstermektedir. Erkek çocuklarda görülme sıklığı, kızlardan dört kat fazladır. (daha fazla…)

HALÜSİNASYON (SANRI)

Tarih 07 Ağu 2009 at 11:02pm

Halüsinasyon (sanrı), olmayan görüntü, ses, tat, koku ya da dokunuşların var olduğuna ilişkin, yanlış algılamalardır. Böyle bir durumda, kişi bu duyumları gerçek gibi yaşamasına karşın, aslında hiçbir uyaran yoktur. Görsel sanrılar, uzun süre uyanık kalma, hipnoz, deliryum (genellikle alkol ve madde bağımlılarında yoksunluk sonucunda görülen, titreme, hayal görme ve saldırganlık hali) ve esrar, meskalin, liserjik asit dietilamit (LSD) gibi bilinci etkileyen ilaçların kullanılması gibi, çok çeşitli durumlarda görülebilir. Ayrıca alkol bağımlılarında da rastlanmaktadır. (daha fazla…)

MEGALOMANİ

Tarih 07 Ağu 2009 at 10:59pm

Büyüklük sabuklaması (hezeyanı) olarak da bilinen megalomani, kişinin kendisinin çok önemli olduğuna ilişkin gerçekdışı ve abartılı inancıdır. Genellikle, başkalarının onun ne kadar önemli olduğunu fark etmedikleri inancıyla birlikte görülür. Ünlü megalomanlar: Roma imparatoru Caligula, II. Dünya Savaşı’nın faşist diktatörü Mussolini ve Shakespeare’in kurgusal Kral Lear’idir.

Diğer Haberler

Haber Arşivi

Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829