Timus bezi sternumun aşağısında kalpten çıkan büyük damarlar hizasında bulunur. Çocuklar ve ergenlerde aktif olduğunda, yetişkinlerdeki yağlı, fıbroz bir kalıntıya büzüşmüş haline oranla çok daha belirgindir. Doğumda timus yaklaşık 14 gram gelir ve ergenlikte 28 grama kadar ulaşır. Yetişkinlerde bezin ağırlığı tekrar 14 grama kadar düşer. Adına bez dense de timus aslında bir lenf organıdır, vücudun geri kalanına dağıtılmak üzere T lenfositleri (bir çeşit beyaz karı hücresi) üretir. T lenfositler virüs ve kanser hücrelerine karşı vücudun savunulmasında, gecikmiş tip aşırı duyarlılık reaksiyonlarında ve nakledilen dokunun reddinde rol alır. (daha fazla…)
Ekşime boğazın arka kısmında acı veya ekşi bir tat ile birlikte göğüs kemiğinin arkasında göğsün içinde yakıcı bir ağrı hissidir. Bu belirtiler mide içeriğinin yani yemek ve sindirim asitleri karışımının yemek borusuna geri akarak (reflü) ağrı ve tahrişe neden olmasıyla oluşur. Gastroözofajiyal reflü altta ya tan bir hastalığın belirtisi olabilse de sağlıklı insanlarda da sık görülür. (daha fazla…)
Özofajit kelime olarak yemek borusunun yani boğazın arka tarafını (yutak) mideye bağlayan borunun iltihabı demektir. Yemek borusunun iltihabı genellikle en çok iç veya epitel döşemesine zarar verir. Sodyum hidroksit veya konsantre asit gibi yakıcı kimyasalların kazara yutulmasına bağlı (koroziv ozofajit) veya midenin asidik sıvılarının yemek borusunun alt kısmına kaçması sonucu (reflü özofajiti) kayma tipi mide fıtığında mide sıvılarını midede tutan mekanizma bozulduğunda olabilir. Reflü özofajiti ciddi bir hastalıktır ve mide ekşimesi buna eşlik edebilir. Ciddi vakalarda kayma tipi mide fıtığını tedavi etmek için cerrahi işlem gerekebilir.
Sıklıkla kronik alkolizm veya viral hepatitlerden kaynaklanan karaciğer sirozunda, yemek borusunun alt ucundaki küçük toplardamarlar genişleyebilir (özofajiyal varisler). Bu varisler yemek borusunun içyüzü boyunca ilerleyebilir ve yırtılarak yemek borusunun alt kısmı içine büyük miktarlarda kan akıtabilir. Bu kan, kusulabilir (hematemez) veya anüsten koyu, siyah, katransı bir dışkı olarak atılabilir. Bu çok ciddi bir durumdur çünkü özofajiyal varislerden büyük kanaması olan çoğu hasta iç kanama sonucu ölür.
Yemek borusu mideye gider. Bazı durumlarda mide sıvıları mideden yemek borusunun alt kısmına geri kaçar (gastroözofajiyal reflü). Bu durum, genelde midenin bir kısmının diyaframdan göğse doğru kayarak (kayan hiyatus hernisi- kayan tipte mide fıtığı); diyaframın mide sıvılarının yemek borusuna geri kaçışını önleme mekanizmasının ortadan kalkması ile gerçekleşir.
Yemek borusunun divertikülü (duvardan dışarıya doğru cepleşmiş yapı) veya dış cebi, yemek borusunun, çevreleyen kasın kenarları arasından ‘balonlaşması’ sonucu oluşabilir. Bu genelde yemek borusunun üst kısmında meydana gelir.
Yemek borusunun kendi enfeksiyonu nadirdir ama mantar hücrelerinin bir enfeksiyonu (kandidiyazis) yemek borusunu etkileyebilir. Bu mantarlara karşı bağışıklık sistemleri zayıflamış hastalarda daha yaygındır.
Yemek borusu kanseri nadir görülen ama ciddi bir durumdur, yemek borusunu kaplayan hücrelerin kötü huylu büyümesi demektir. Hasta, önce katıları ve sonunda sıvıları yutmada giderek artan güçlük çeker. İlerleyen kilo kaybı ve seyrek olarak kanama olabilir. Hastalığın komplikasyonları arasında ö-lümcül kanama, zatürree, soluk borusunun kapanması ve kalp ritmi ile ilgili problemler vardır.
Yemek borusunun akalazisi, (yemek borusu alt bölümünde fonksiyon bozukluğu) yemek borusu kasının sinirsel kontrolünün yemek borusu duvarındaki sinir hücrelerinin bozulması nedeniyle zayıflaması durumudur. Sonuçları, yutma güçlüğü (disfaji), yemeğin yemek borusunda alıkonması ve yemek borusunun büyümesidir.
Bazen gelişim sırasında yemek borusu doğru şekilde oluşamayabilir ve kapalı olabilir, bu durum yemek borusu atrezisi olarak bilinir. Bebek sütü yutmakta büyük zorluk çeker; geri kaçan süt akciğerlere giderek zatürreeye sebep olabilir.