Reiki sözcüğü, “evrensel yaşam enerjisi” anlamına gelir. Reiki, 20. yüzyılın başlarında, Japon Hıristiyan papaz Dr. Mikao Usui’nin, eski Tibet’teki tedavi teknikleri üzerine olan çalışmalarından oluşturduğu bir tedavi biçimidir. Reiki, ustanın ki enerjisini ya da yaşam gücünü çekip elleriyle hastaya yönlendirmesiyle uygulanmaktadır. Büyük bir gücün, enerji akışındaki tıkanmaları ortadan kaldırmak ve dengeye kavuşturmak için, yaşam enerjisini hastanın vücudunda gereken yere yönlendirdiğine inanılmaktadır. Reiki uygulayanlar, tedavilerinin, özel bir tedavi olmayıp, hastayı rahatlatıp güç verdiğini iddia etmektedir.
Omuzdaki kol sinir ağından (brakhıal pleksus) çıkan ulnar sinir üstkolun başlıca sinirlerinden biridir. Başlangıçta kol atardamarıyla birlikte üst kolun iç yüzünden aşağı doğru ilerler ve önkola girmek için dirseğin iç kısmını sarar ve ön kolun içyüzünden aşağı doğru ilerleyerek küçük parmak üzerinden ele girer. Önkolda, önkol kemiğinin içyan (medyal) epikondilinden nohut kemiğinin iç kenarına uzanan bir çizgi ile bu sinirin haritası çıkarılabilir. Ulnar sinirin dalları bükücü radyal bilek kasını ve bükücü derin dijitorum kasının (parmak hareketlerini sağlayan kas) yarısını ve küçük el kaslarını harekete geçirir. Ulnar sinir, elin küçük parmak tarafına duyu kazandırır. Dirsekte ulnar sinir iç yatı epikondilin üst yüzeyindeki bir oluk içinde bulunur ve zedelenmeye karşı savunmasızdır.
(G.) iç kulakta, macula ulriçuli ve macula sacculi’deki titrek tüylü noroepitelyal hücreler.
Az miktarda sik aralarla gida alma; bu nitelikle belirginbeslenme şekli.
Kesi yaparak karın boşluğuna girme; karnı açma ameliyatı; laparotomi. exploratory (explorative) laparotomy Tanı amacıyla karnı açma; eksploratif laparotomi. probe laparotomy Bk. exploratory laparotomy.
Guillain-Barre sendromu (akut iltihaplı polinöropati olarak da bilinir) çevresel sinirlerin iltihaplı hastalığıdır. Kol ve bacaklarda kas zayıflığının ateşlemesiyle ve ayaklarda oluşan halsizlikle birlikte aniden başlar (genellikle birkaç günde). Zayıflık yüzdeki ve gövdedeki kaslara yayılabilir; yutmada ve nefes almada zorluk olabilir. Sendrom genellikle bulaşıcı bir hastalığın ardından başlar ve sinirlere vücudun kendi yapılarına kendisinin saldırdığı otoimmün saldırıyı içerdiği düşünülmektedir. Sinirlerdeki hasar, sinir liflerini çevreleyen miyelin kılıfının kaybolmasını içerir. Bunun sonucunda, kasları denetlemek veya duyuları sağlamak için sinirlere giden sinyaller kaybolur. (daha fazla…)
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Oca | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | ||||